Yetimlik Üzerine Yazılmış Şiirler

 

Yanaklarda kuruyan 'gözyaşlarını' silmek

MUSTAFA OGUZ

Kolsuz, ayaksız, kanatsız kalmış bir kuştur yetim.
Ağlar, yanaklarında kurur gözyaşı.
Acıkır, midesinin konserini dinler kendisi.
Duvar diplerinde çizer, yalnızlığın resmini.
Boynu bükük olmayı en iyi onlar bilir.
Masumiyet en çok onlara yakışır.
Şefkate en çok onların ihtiyacı vardır.
Zemheride sevgisizliktir onları üşüten; soğuk değil.
İşte öyledir yetim…
Arkadaşlarının arasında arkadaşsız; kalabalıkların içinde yalnız…
Böyle bir yetimi buldunuz, gördünüz mahallenizde, sokağınızda, sınıfınızda, okulunuzda.
Sofranızdaki, çantanızdaki yiyeceklerinizi paylaştınız onunla.
Evinize, sofranıza çağırıp sıcak bir çorba içirdiniz ona.
İyilik kanatlarınızın altına aldınız onu, kalp sıcaklığıyla ısıttınız yanaklarını.
Yalnızlık sarayının billur odalarından çekip alarak oradan kurtardınız onu.
Müjdeler olsun size!
Ne mutlu size!
İşte bir muştu size!
Sahabe efendilerimizden İbn-i Abbas (RA) anlatıyor:

Allah Resûlü (sas) buyurdu ki:
- Kim Müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyeceğinden ve içeceğinden yedirirse, affedilmez bir günah işlememişse, Allah onu mutlaka cennete koyacaktır.

Böyle güzel bir işi yapmışsanız müjdeler olsun size!
Ne mutlu size!
Akrabalarınıza, komşunuza, annenize, babanıza, konu komşunuza, hısım akrabanıza bir gül gibi sunulacak bir haber işte.
Siz de olabilirdiniz gözyaşıyla üşüyen.
Siz de olabilirdiniz bayramın anlamını unutan; hatta hiç bilmeyen.
Biliyorsanız şükredin.
Biliyorsanız aralayın cennetin kapısını.
Aralayın kapılarınızı sıcak sofralarınızda bir yetimi ağırlamak için.
O zaman Efendimiz (SAS)’in yukarıda söylediğimiz sözleri bir müjde olacaktır.
Böylesi bir sevaba nail olmak için adım atmamışsanız, hâlâ fırsatınız var demektir.
Yetimler, garipler, kimsesizler sizi bekliyor bir yerlerde.
Cennet sakinleri de cennette sizleri

Bana Yetim Deme Anne Yetim Değilim
Yüzüme bakıp acıma bana
Tuz basma kanayan yaralarıma
Aldırma gözümden akan yaşlara
Bana yetim deme anne, yetim değilim...

Ne gözlerim sevgiyi göremeyecek kadar kör
Ne de yüreğim mutluluğu bulamayacak kadar fakir
Böyleyim ben işte bakışlarım ok sözlerim zehir
Bana yetim deme anne, yetim değilim...

Her gece gelir babam, saçımı okşar
Sabahlara dek seyrime dalar
Yetim lafı yüreğimi parçalar
Bana yetim deme anne, yetim değilim...

Hamdolsun her işe gücüm yetiyor
İşte babam tam karşımda yatıyor
O lafı duyunca aklım yitiyor
Bana yetim deme anne, yetim değilim...

Beyaza boyadım tüm karalarımı
Sana verdim işte yarınlarımı
Anne döktürme göz yaşlarımı
Bana yetim deme anne, yetim değilim...

Arif Baltacı
30.08.1998
Yerköy / Yozgat

Yetim Hakkı


Galiba hep ağlamakmış işim,
Dünyaya ağlayarak gelmişim,
Benim gözyaşım hiç dinmemiş ki,
Bazen saklamış, bazen silmişim.

Yaşıtlarım gün boyu oynarken,
Ömür boyunca her sabah erken
Geçim derdini omuzlamışım,
Onca öğreneceğim şey varken...

Kendi çocuğunu okuttu da,
Amcam, beni evde unuttu da,
Gözyaşlarımı gösteremedim,
Ağladım, karanlıkta, kuytuda...

Annemle adeta bütünleştim,
Canım annem, o her şeyim benim,
Birbirimize bakıp güleriz,
Kan ağlar içimiz, ben eminim.

Birini sevdim, yaklaşamadım,
Bin türlü engeli aşamadım.
Gelen çiğnedi, giden çiğnedi,
Garip oğlana çıkmış ya adım.

Yoksul bir yetim olmak ne de zor,
Komşun bile elinden tutmuyor,
Her gün her gece hep ağlıyorum,
Gözlerimin altı olmuş mosmor.

Yeni duydum kurandaki emri
Yetim olanların varmış yeri,
Bana hiçbiri sahip çıkmadı.
Allah affeder mi müminleri?

İstanbul - 05.05.2004
Ekrem Şama











Sponsorsuz Yetimler