04.10.07

Mustafa Canbey

Kartalların ülkesi: Kosova

Balkanlar’ın iki güzel ülkesi Kosova ve Makedonya’yı hem ziyaret etmek hem de Ramazan ayını orada karşılamak için İHH İnsani Yardım Vakfı ekibi olarak hareket ediyoruz. Priştina Havaalanı’na doğru yol alırken, bir taraftan bir dostumun geziye çıkarken tavsiye ettiği, Yarımada Yayınları’ndan çıkan “Çanakkale’nin Kosova Kahramanları” isimli kitabı karıştırıyor bir taraftan da Balkanlar’ın ucu bucağı görünmeyen ovalarını ve bereketli topraklarını süzüyorum. Yaklaşık bir saatlik uçuştan sonra Priştina Havaalanı’na iniyoruz. Bizi havaalanında Kosova’daki kardeş kuruluşumuz olan İyilik Başağı Derneği’nin başkanı Hacı Kemal Yunusi karşılıyor.

Prevalas’ta bir motel

Priştina Havaalanı’ndan Prizren’e doğru yola koyuluyoruz. Bugün klasik olarak adlandırabileceğimiz çok sayıda Mercedes otomobilin, orada taksi olarak kullanıldığını görüyoruz. Yolumuz 1600 rakımlı Prevalas’a düşüyor önce. Burada İHH’nın katkılarıyla yapılan ve gelirleri yetimlere bağışlanan motelde kısa bir mola veriyoruz. Moteli İyilik Başağı Derneği adına işleten Hacı Kemal Yunusi, özellikle yaz aylarında turistlerin motele gelip kaldığını ve bu motelin yetimleri desteklemek için ciddi bir gelir kaynağı olduğunu anlatıyor.

Bayraklı Camii’nde Ramazan

Akşam namazında Prizren’in en önemli camilerinden Bayraklı Camii’ndeyiz. Caminin önünde bizi, Kosova’daki tek İslamcı televizyon olan Besa TV’nin sahibi <st1:personname productid="Muammer Fusha">Muammer Fusha</st1:personname> karşılıyor. Besa TV İHH’nın destekleriyle Kosova’nın tamamına yakın bir kısmına yayın yapmaya devam ediyor. Birlikte camiye girip ezan vaktine kadar sohbet ediyoruz. Muammer Fusha bizi cami hakkında bilgilendirirken gözüme minarede asılı duran tevhid bayrağı takılıyor. Bayrağın neden asıldığını sorduğumuzda ilginç ve anlamlı bir hikaye ile karşılaşıyoruz. Tevhid bayrağı, bu cami yapıldığı günden bu yana her Ramazan arifesinde minareye çekilir, bayram sonrasında da indirilirmiş. Balkanların birçok noktasında devam ettirilen bu adet coğrafyanın Allah’ın izniyle daha yıllar yılı Müslümanlığını koruyacağını işaret ediyor.

Bayraklı Camii, Gazi Mehmet Paşa tarafından 1581 yılında inşa edilmiş. Mimari yapısı, çevresi ve içerisinde bulunan çeşmeleriyle oldukça güzel bir görüntü sergileyen Bayraklı Camii, Kosova halkının en çok ilgi gören camileri arasında en önde geliyor.

Besa TV

Namazdan sonra Muammer Fusha’nın televizyonuna gidiyoruz. Kosova’ya yayın yapan Besa TV, orada anlamlı bir hizmet veriyor. Ramazan ayı nedeniyle dini yayınlara ağırlık verilmiş. Özellikle Türkiye’den Ramazan ayında yayınlanmak üzere getirilen dini içerikli filmler ve çizgi filmler, Arnavutça alt yazı ile halka sunuluyor. Türkiye’de Mimar Sinan Üniversitesi’nin fotoğrafçılık bölümünü bitiren Muammer Fusha, ülkesine döndükten sonra bir radyo, ardından televizyon kurmuş; sonra da gazete çıkarmış. Kosova gibi halkın %70’inin işsiz olduğu bir ülkede reklam bulmakta zorlanan ve bu nedenle de yayınlarını ekonomik sıkıntı içerisinde sürdüren Besa TV, Kosova’da özellikle Prizren’de en çok izlenen televizyonların başında geliyor.

Sinan Paşa Camii ve ilk teravih

Yılın ilk teravihini kılmak için Sinan Paşa Camii’ne gidiyoruz. Bizi oraya Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından koordinatör olarak atanan Tevfik Yücesoy karşılıyor. Sinan Paşa Camii, 1615 yılında Beylerbeyi Sinan Paşa tarafından külliye olarak yapılmış. Geniş bir avlu içerisindeki külliye zamanla dükkanlara dönüşmüş. Külliyenin iki dükkanı Ortodoks ve bir dükkanı da Katolik kilisesine satılmış. Geriye sadece Sinan Paşa Camii kalmış. 1998 Savaşı’nda Sırplar camiye zarar vermeye çalışmışlar ama başaramamışlar. Ramazan sonrasında restore edilecek olan cami, Prizren’e Gazi Mehmet Paşa, Sinan Paşa ve Emin Paşa kardeşler tarafından yaptırılan ve şehrin en önemli camileri arasında yer alan üç camiden biri.

Sultan Murad’ın türbesi

Kosova Ovası’nda Sultan Murad’ın türbesini ziyaret ediyoruz. Türkiye Diyanet Vakfı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları ile türbe yeni restore edilmiş. Türbenin bakımı, yıllardır türbeyi bekleyen ve bakımını üstlenen türbedar ailesi tarafından yapılıyor.

Prizren sokakları

Prizren’in ortasından kenti ikiye bölen bir dere geçiyor. Derenin üzerinde Osmanlı döneminde yapılmış bir taş köprü var. Bu köprü, sonradan yapılan köprüler arasında, taş işlemeleri ve tarihi görünümüyle hemen dikkat çekiyor. Prizren sokakları cıvıl cıvıl ve oldukça hareketli. Çünkü nüfusun büyük bir kısmı genç insanlardan oluşuyor. Prizren’i diğer Kosova şehirlerinden ayrılan önemli bir özellik daha bulunuyor. Bu da Prizren’de çok az Türk nüfus bulunmasına rağmen halkının hemen hemen tamamına yakınının Türkçe anlayıp konuşuyor olması.

Dünden bugüne Kosova

Kosova’da Sırpların bölgeyi terk etmek zorunda kalmasından sonra yönetimi Birleşmiş Milletler Kosova Misyonu (UNMIK) almış. Fakat dokuz yıllık BM yönetimi döneminde de Kosova’daki ekonomik durum değişmemiş ve daha da kötüye gitmiş. Bugün Kosova’da emekliler 75 YTL, doktorlar 325-328 YTL, polisler 400 YTL, profesörler ise 300-400 YTL arasında maaş alıyor. O verimli ve bereketli topraklarda ve üstelik Avrupa’nın göbeğinde yaşayan bu insanlar, fakirlik içerisinde.

Kosova’nın en önemli sıkıntılarından biri de ülkede sık sık elektrik kesintisinin yaşanması. Elektrikler yaklaşık üç saatte bir kesiliyor ve herkesin ev ve işyerinde jeneratör bulunuyor. Elektrikler kesildiğinde devreye jeneratörler giriyor. Bu sorunun önümüzdeki 10 yılda da çözümünün zor olduğu söyleniyor.

Kosova büyük bir değişim yaşıyor. Özellikle Tito ve Enver Hoca yönetimleri döneminde bölge halkına uygulanan büyük baskı ve zulümlere rağmen halk kendi kültürüne ve dinine sahip çıkmış. Bugün ise özellikle sivil toplum örgütlerinin de desteği ile halk, yeniden Osmanlı dönemindeki gibi kendi dinini özgürce yaşayabilmenin, öğrenebilmenin ve öğretebilmenin rahatlığını yaşıyor.

Kosova hala kağıt üzerinde Sırbistan’a bağlı. Ama artık Kosova halkı, bağımsızlık yolunda her şeyi göze almış durumda. Şu an BM’de Kosova’nın bağımsızlık tartışmaları hala devam ediyor. Özellikle Rusya, bu konuda çok net bir tavır takınıyor ve Sırbistan’ın politikalarını destekliyor.

ABD ise Kosova’nın bağımsız olması gerektiğini savunuyor ve bu konuda Kosova halkından yana. Ancak tartışmalar uzuyor ve bir türlü bağımsızlık gelmiyor. Bu anlamda Kosova gerçekten patlamaya hazır bir bomba. Eğer önümüzdeki üç ay içerisinde bu konuda belirgin gelişmeler olmaz ise Kosova ve dolayısıyla bölge yeniden karışabilir, 10 yıldır sağlanan barış ortamı yeniden bozulabilir. Kosova’da başlayacak bir kıvılcım bütün bölgeye yayılabilir ve bu durum Balkanlar’da yeni bir savaşın başlaması anlamına gelir. Kosova halkının istediği tek bir şey var; o da bağımsızlık. Başka türlü bir seçeneği düşünmek bile istemiyorlar.

Kosova bağımsızlığa koşuyor

Priştina Üniversitesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Milazim Krasniçi ile bölgenin durumunu konuşuyoruz. Krasniçi, “Kosova bağımsızlığı hak etmiş bir ülkedir. Bu nedenle de Kosova mutlaka özgür bir ülke olacaktır ve bunu kimse engelleyemez.” diyor. Yine Kosova Adalet Partisi Milletvekili Ferit Agani de, “Bu maceranın sonu kesinlikle tam bağımsızlıktır. Özellikle İKÖ ülkelerine bu anlamda büyük iş düşüyor. Kosova’yı öncelikle onlar tanımalıdır. Batı ülkelerinin bazıları bu karardan memnun olmayacak. Ama en geç 2008 yılının ilk üç ayında Kosova bağımsız bir ülke olacaktır.” ifadelerini kullandı. Kosova bağımsızlık yolunda hızla ilerliyor. Bu yolda da Türkiye’ye büyük görevler düşüyor.

Emanetimiz yetimlerle iftar

Prizren’deki ikinci günümüzde Prevalas’ta İyilik Başağı Derneği tarafından yetimler için düzenlenen iftar programına katılıyoruz. Burada yine yetimler için hazırlanan kırtasiye malzemelerini dağıtıyoruz. Kırtasiye dağıtımı öncesinde kısa ve duygusal bir konuşma yapan bir kız çocuğu salonda bulunan herkesi ağlatıyor. Şöyle diyor konuşmasında: “Yetim olmayı biz tercih etmedik. Allah böyle istedi. Ama Türkiye’den gönderilen yardımlar sayesinde bizler ayakta duruyoruz ve yaşamımızı sürdürüyoruz. Bizi unutmadıkları için kardeşlerimize şükran borçluyuz.”



Top
AnasayfaİHH HakkındaYayınlarımızGönüllüFoto GaleriİletişimArama