03.07.07

Orhan Şefik

Dinini unutan ülke: Moğolistan

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak düzenlediğimiz Yaz Eğitim Programı için Moğolistan'a doğru yola koyulduk. İstanbul-Almatı üzerinden Kazakistan'a ulaştık. Almatı'dan uçakla Moğolistan'a giriş işlemleri için Öskemen şehrine indik. Moğolistan'da kazakların en çok yaşadığı bölge olan Bayan Ulgi şehrine giden uçak yolcuları Almatı'dan değil de Öskemen'den gümrük işlemlerini yaptırıyorlardı. Burada çantalarımız sıkı bir kontrolden geçerken biz de ciddi sorulara muhatap olduk.

"Ağabey, onlar sizi bulur."

Öskemen'de gümrük işlemleri için gümrüğe girdiğimizde bir hayli sıcak ve kalabalık bir ortamda işlemlere başladık. Kalabalığın çoğu Moğolistan'a eşya göndermek isteyen insanlardan oluşuyordu. Kontroller çok sıkı yürütülüyordu. Özellikle kitaplar çok dikkat ediyordu görevliler. Bizler de cebimizdeki paraya kadar kontrolden geçirildik. Bize, paramızı çıkarıp saymamızı istediler. Fakat söylediğimiz miktarla cebimizden çıkan farklı olunca "Ama iki kişiyiz." diyerek geçiştirdik. Belki daha da uzatacaklardı ama yoğunluktan dolayı vazgeçtiler. Çünkü tamamen keyfi ve kişisel uygulamalarla insanları bıktırıyorlardı. Bizi, yükü fazla olan, Almatı'dan emanet edilen, ihtiyar Kazak Teyze'ye yardımcı olurken görünce biraz da utandıklarından olsa gerek, daha fazla uğraştırmadılar.

Bu arada yanımıza, güzel Türkçe konuşan genç biri yaklaştı selam vererek. "Ağabey, Türkiye'den mi geldiniz?" diye sordu. "Evet." cevabı alınca elimize bir paket tutuşturarak onu Moğolistan'a götürmemizi rica etti. Yükümüz fazla olmasına rağmen paketin içinde yaz kursları için gönderilen kitaplar olduğunu fark edince hemen kabul ettik. Bu genç, Türkiye'de okumuş ve Kur'an Kursu hocalığı yapıyormuş. Kitapları Bayan Ulgi'deki arkadaşlarına gönderiyormuş. Kime teslim edeceğimizi sorduğumuzda, "Ağabey, onlar sizi bulur." demesi çok hoşumuza gitti. Hakikaten de Bayan Ulgi'ye indiğimizde bir genç yanımıza gelip "Hoş geldiniz!" diyerek kitapları teslim aldı ve gitti.

Bayan Ulgi'deyiz

Sıcak ve yorucu bir yolculuktan sonra Bayan Ulgi'deki partner kuruluşumuz olan Moğolistan İslam Dini İdaresi Merkezi (MİDİ)'nden arkadaşlarla buluşup otele yerleştik. Sabah kalktığımızda şehir, soğuk ve yağışlı havası ile sanki bize "Bozkıra hoş geldiniz!" der gibiydi. İlk iş olarak MİDİ'yi ziyaret ettik. Burası aynı zamanda Moğolistan'ın Müslümanlara ait tek dini eğitim veren Bilge Tegin Ahlak Okulu'nun da merkeziydi. Bu okulda okuyan yaklaşık 430 öğrenciye, bizdeki İHL'lere benzer şekilde, %75 oranında Milli Eğitim müfredatı ve %25 oranında dini eğitim veriliyordu. MİDİ İdaresi Başkanı Azathan Bey'le görüştükten sonra Yaz Eğitim Programı'nı uygulayacak olan okul yöneticileriyle tanıştık.

Daha sonra şehrin valisini, eğitim fakültesini, devlet hastanesini, Tarım ve Ziraat Müdürlüğü'nü ve burada bulunan Türk okullarını ziyaret ettik. Bayan Ulgi'den Kazakça yayın yapan ve komşu ülkelere de yayını ulaşan devlet radyosunun müdürünü ziyaret ettik. Radyoda yarım saatlik bir programa katıldık ve Yaz Eğitim Programı'nın duyurusunu yaptık.

Un dağıtımı

Bayan Ulgi'de şehrin varoşlarında yaşayan yetim ailelerine un dağıtımı yaptık. Burada yaşayan ailelerin çoğu ihtiyaç sahibiydi ve belirli bir geçim kaynakları yoktu. Komşuları ve MİDİ İdaresi tarafından yapılan yardımlarla yaşam mücadelesi veriyorlardı. Mahalleye girince zaten çocukların kıyafetlerinden ne kadar zor şartlar altında yaşadıkları belli oluyordu. Mahalle sakinleri bizleri güler yüzle fakat mağrur bir şekilde karşıladılar.

Bu dağıtım esnasında bir aileyi evde bulamamıştık. Daha sonra yetimler gelerek unlarını aldılar. Biz, "Biraz bekleyin, dönüşte bırakalım." dediğimizde "Biz götürürüz." dediler. Fakat bu yetim çocuklar 25 kg'lık un çuvalını zorlanarak taşıyorlardı. Çocukların düşe kalka bayram havasında un çuvalını taşıması hepimizi duygulandırdı. Yine, yaşı büyük olmasına rağmen işsiz olan bir yetim delikanlının bizden iş istemesi sonucu Azathan Bey o genci cami inşaatında çalışmak için çağırdığında bu delikanlının yüzündeki mutluluk da görmeye değerdi gerçekten.

Yeni ve büyük bir cami için temel atma töreni

Bayan Ulgi'de, cuma saati yaklaşırken cami cemaati yağan yağmura rağmen camideki yerini almaya başladı. Bilge Tegin Okulu'nun bahçesinde bulunan Selam Mescidi'nde okul çocukları da cuma hazırlıklarına yardımcı oluyorlardı. Yağan yağmura rağmen bu küçücük mescidin bahçesine halılar serilmeye başlandı. Ezanın okunmasıyla birlikte cuma namazı kılındı. Azathan Bey hutbede cemaate yaz kursunun ve caminin temel atma töreninin duyurusunu yaptı.

Namazdan hemen sonra Azathan Bey, oldukça küçük olan Selam Mescidi'ni daha büyük bir minareye sahip olacak şekilde ve daha geniş olarak inşa edeceklerini; yapılacak olan caminin böylece daha çok cemaat alacağını ve yanında da büyük bir gasilhanenin bulunacağını belirtti.

Temel atma törenine geçildiğinde, cemaatin en yaşlı üyesi olan ak sakallı amcanın törende dua etmesi ise hepimizi duygulandırdı. Buradaki geleneklere göre ihtiyarlar bu tarz merasimlerde hep önde olur ve gençleri motive ederlermiş.

Temel atma törenine şehrin mülki erkanından da yetkililer katıldılar. MİDİ'nin mütevazı ikramını şehrin ihtiyarlarıyla aynı sofrada, onların yaşadıkları baskı ve yasaklı dönemler hakkındaki acıklı anılarını dinleyerek tattık.

Tarialan'a yolculuk

Cumartesi günü Yaz Eğitim Çalışması'nı başlatmak üzere UPS eyaletine bağlı Ulangom şehrine 25 km mesafede bulunan Hoton Türklerinin yaşadığı Tarialan (tarım alanı) kasabasına doğru yola koyulduk. Yorucu ve uzun bir yolculuktan sonra Tarialan'a ulaştık.

Moğollar tarafından asimile edilen ve sayıları 1000'i geçince idam edilen Hotonların çoğu göçebe ve hayvancılıkla geçiniyorlar. 5000 kişilik bir nüfusa sahip olan Tarialan'da Yaz Eğitim Programı'nı yapacağımız merkez okuluna gittik.

Kumathan Hoca Efendi'nin evini ziyaret

Tarialan'a giderken bizim geleceğimizi duyan Kumathan Hoca Efendi'nin hanımı Kulhan (Gülhan) Hanım ve kızı yolumuza çıkarak bizleri sabah kahvaltısı için evlerine davet ettiler. Yapılan bu ısrarlı davet neticesinde kendilerini kıramayıp mütevazı evlerine misafir olduk. Eve girdiğimizde, büyük bir Türkiye hayranı ve pehlivan olan rahmetli Kumathan Hoca Efendi'nin resimlerini, aldığı madalya ve kupaları gördük.

Eşine ve çocuklarına hep Türkiye'den ve Türklerden bahseden bu Hoton Türk'ü Kumathan Hoca Efendi, "Bir gün mutlaka buralara gelecekler ve bizlere sahip çıkacaklar." dermiş. Biz belki de o anda kavrayamadığımız bu hayranlığı daha sonra Tarialan'a gittiğimizde Hoton çocukların bize gösterdiği ilgi sayesinde ancak anlayabiliyorduk. 

Hoton Türkleri ilgi bekliyor

Moğolistan'ın UPS eyaletinin merkez şehri Ulangom'a bağlı olan ve yaklaşık %95 oranında Hoton Türklerinin bulunduğu Tarialan köyünde de bölge halkına eğitim çalışması başlatıldı. Tarialan köyündeki merkez okulunda yapılan açılış programından sonra öğrenciler sınıflara geçti. Burada Yaz Eğitim Kursu için gerekli kitap, defter ve kırtasiye dağıtımı yapıldı ve program 400 öğrencinin katılımıyla başlatıldı. Tarialan Merkez Okulu'nda yaklaşık 1000 öğrenci okumakta. Göçebe ailelerin çocuklarının okuduğu bu okulda ayrıca yatılı bölüm de mevcut.

Yatılı olarak okuyan öğrencilerin, okulun yetersiz şartlarına rağmen burada okumaktan başka bir alternatifleri ne yazık ki yok. Ağam Kaydasın Dağı'na sırtını yaslamış Tarialan köyünde yaklaşık olarak 350 yıldan beri yaşayan Hoton Türkleri maalesef dinlerini unutmuşlar. Hatta burada bir zamanlar bir mescitleri varmış ama o da yıkılmış. Uzun yıllardan beri kendi öz dillerini de unutan Hotonlar yetersiz hayat şartlarına rağmen hayat mücadelesi vermeye devam etmekteler. Okulun müdiresi olan Hanımefendi, bu eğitim programına okulun öğretmenleriyle birlikte kendisinin de katılacağını ifade etti. Yine Tarialan'dan seçtikleri bazı öğrencileri de Moğolistan İslam Dini İdaresi'ne bağlı olan ve Moğolistan'da ilk dini eğitim veren, Müslümanların açtığı Bilge Tegin Ahlak Okulu'na gönderdiklerini ifade etti.

Hoton'daki eğitim programının açılışı

Okulun bahçesinde bulunan çok sayıda öğrencinin katılımıyla eğitim programının açılışını yaptık. Açılıştan sonra öğrenciler sınıflara geçti. Sınıflarda öğrencilere kırtasiye malzemeleri dağıttık ve çalışmayı başlattık. Hoton halkının bizi içten ve samimi duygularla misafir etmesini herhalde hiç unutamayacağız.

Burada yaşayan Hoton Türkleri kendi dillerini ve dinlerini ne yazık ki unutmuşlar. İhtiyarlardan bazıları Fatiha Suresi'ni yarısına kadar biliyor ve birkaç sureyi ise eksik okuyorlarmış. İki yıldan beri düzenlediğimiz Yaz Eğitim Programı'yla birlikte Moğolistan'da dinini öğrenen insan sayısı günden güne artıyor. MİDİ İdaresi de buraya bir imam tayin etmiş.

Merkez Okulu'nun müdiresi ise, okulun bir bölümünü imam lojmanı, mescit ve din eğitimi için kullanıma açmış. Bütün olumsuzluklara rağmen bize kapılarını açan Merkez Okulu'nun müdiresi olan hanımefendinin gayretleri takdire şayandı. Açılış programında kendisinin ve okulun bütün öğretmenlerinin programı takip ederek hem dini bilgiler hem de Türkçe öğreneceklerini belirtmesi hepimizi duygulandırdı. Müdire Hanım, buradaki Yaz Eğitim Çalışması için İHH'ya ve Türk halkına sonsuz teşekkür ve şükranlarını bildirdi. Önümüzdeki dönemlerde buradan öğrencilerini Türkiye'ye göndermek istediklerini belirten müdire hanım, bu konuda gerekli destek ve yardımı her zaman beklediklerini söyledi.

Tarialan'da 300 öğrencilik bir program düşünürken talebin artarak 400'e çıktığını duyduğumuzda ise sevincimiz bir kat daha arttı. Tarialan'dan görevimizi yerine getirmenin verdiği güzel duygularla vedalaşıp ayrıldık.

Yaz Programları başladı

Programımız, 21 Mayıs 2007 Pazartesi günü Moğolistan'ın Bayan Ulgi vilayet merkezinde Bilge Tegin Ahlak Okulu'nda başlatıldı. Bilge Tegin Ahlak Okulu, ülkede %6 oranındaki Müslümanların açtığı tek okul. Ayrıca Moğolistan'da Budizm eğitimi veren bir okul bulunuyor.

Yapılan açılış merasimine şehir halkı ve öğrenci velileri katıldı. Okul öğrencileri de kendi enstrümanlarıyla ilahiler söylediler. Sınıflara geçtik ve gerekli kırtasiye malzemelerinin dağıtımını yaptık. Bayan Ulgi'deki eğitim programına 300 öğrenci devam ediyor.

Kar yağışı altında yaz eğitimi

Ertesi gün Bayan Ulgi'ye 45 km mesafede bulunan Sengel şehrine doğru yola koyulduk. Yoğun kar yağışı altında Sengel'e ulaştık. 8000 nüfuslu kasabada yaz eğitimine 250 öğrenci ve 25 yetişkin katılıyor. Burada yoğun kar yağışı ve soğuk havadan dolayı çok kısa süren bir açılış programından sonra öğrencileri sınıflara alarak kırtasiye dağıtımını yaptık.

1000 öğrenciyi kapsayacak olan Yaz Eğitim Projesi'nin uygulanacağı dört merkezden üçünde çalışmayı başlatarak geri döndük. Sadece Zosta'da okullar biraz daha geç tatil olacağı için buradaki programı MİDİ İdaresi kendisi başlatıp bize bilgi verecek.

Moğolistan'daki Müslümanların genel durumu  

Yaklaşık 2,8 milyon nüfuslu Moğolistan'da Müslümanların oranı %6 civarında. Özellikle Moğolların azınlık olarak gördüğü ve Bayan Ulgi'de yaşayan Kazaklara gerekli altyapı, ekonomik ve sosyal hizmet verilmemekte. Ulaşım şartları çok kötü; hatta şehir içinde yollar bozuk, sokak lambaları hiç yok. Hava ulaşımı bile standartların çok altında. Bölge halkı çok fakir ve sadece hayvancılıkla geçiniyorlar. Halktan bazıları, ucuz olduğu için satın aldıkları arabaları yaklaşık bir ay süren bir yolculuktan sonra Kazakistan'a giderek orada satıyorlar. Fakat yaz mevsiminin kısa olmasından ve Rus sınırındaki keyfi uygulamalardan dolayı yılda sadece iki veya üç araba götürebiliyorlar.

Yaptığımız ziyaretler esnasında özellikle devlet hastanesi çok bakımsız ve yetersiz şartlarda hizmet veriyor. Bilhassa çocuk bölümü ve radyoloji bölümündeki sıkıntılar hat safhadaydı. Özellikle röntgen cihazları çok eskiydi ve gerekli hizmeti verememekteydi. Hatta ağır durumda olan hastaların bu cihazda röntgeninin çekimi çok zor oluyormuş.  

Bölge halkının çoğu kırsal kesimde yaşadığı için çocuklar genellikle yatılı olarak okuyorlar. Yurt şartları çok olumsuz ve yetersiz durumda bulunuyor. Öğrenciler yurtlarda veya kiraladıkları evlerde, bazıları da ailelerin yanında kiracı olarak barınıyorlar. Bilge Tegin Okulu'nda yurt olmadığı için burada okuyan Hoton öğrencileri evlerinde ziyaret ettik ve durumlarını yakından gördük. Olumsuz şartlarda ve kalabalık olarak bir arada yaşayan öğrencilere bir miktar nakdi yardım yaparak oradan ayrıldık.

Moğolistan'da Müslümanların problemleri çok. Ciddi olarak İslami bilgi eksikleri var. İslami yayınlara ihtiyaçları var. Sünnet olma geleneği tekrar canlanmaya başlamış olmakla beraber ülkede sünnetçi yok.

Coğrafi konum olarak Çin ve Rusya arasında sıkışan Moğolistan, ekonomik olarak bu ülkelere bağımlı halde. Dünyada en fazla hayvan nüfusuna sahip ülke olmasına rağmen, ne dericilikte ne et üretimi konusunda ne de süt üretiminde hiçbir teknoloji ve yatırımları bulunmuyor. Zengin yeraltı zenginliklerine sahip olan ülke, hiçbir madenini işletemiyor. Son yıllarda Japonya ve Kore başta olmak üzere birçok devlet, ülkede fizibilite çalışması yapmış ve çok kısa bir zaman içerisinde birçok maden işletime açılacak. Fakat her ülkede olduğu gibi bu çalışmaların halka yansımasının ne kadar olacağı belli değil. Yine kaşmir üretiminde çok iyi olan ülkede bu sektör birkaç siyasinin tekelinde.

Ülke genelinde misyonerlik çalışmaları çok ciddi olarak devam ediyor. Ülkede açılan kilise sayısının 140'ı geçtiği ifade ediliyor. Özellikle bu konuda Hıristiyanların çok ciddi yatırımları olduğu ve bunlara yönelik yasal bir sınırlandırma getirilmediği belirtiliyor. Ülkedeki misyonerlerin sağlık sektöründe de ciddi çalışmaları mevcut. Ülke genelinde sağlık taramaları ve hastane hizmeti vermekteler. 



Top
AnasayfaİHH HakkındaYayınlarımızGönüllüFoto GaleriİletişimArama