Kurban, Kurbanla İyiliğe Ortak Ol

17.09.05

admin

Azerbaycan'da Çeçen Hayatlar

Dünya medyasında son zamanlarda hiç yer bulamayan Çeçen savaşı, mültecilere getirdiği olağanüstü zor koşullarla Bakü'de kendisini açıkça göstermekte.

Yaşar Kutluay

Çeçenistan'da 10 yılı aşkın bir süredir devam eden savaş nedeniyle binlerce Çeçen aile ülkelerini terk edip Gürcistan, İnguşetya, Azerbaycan ve Türkiye başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına dağıldılar. İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Azerbaycan'daki Çeçen mülteci ve yetimlerin durumlarını yerinde tespit etmek ve yardımda bulunmak için Azerbaycan'a gittik.

Dünya medyasında son zamanlarda hiç yer bulamayan Çeçen savaşı, mültecilere getirdiği olağanüstü zor koşullarla Bakü'de kendisini açıkça göstermekte. Hemen hemen her ailede en az bir, bazılarında iki-üç insanın hayatını kaybettiğini ve yine buna bağlı olarak her ailede bir-yedi arası yetim çocuk olduğunu görmek üzüntü verici.

Aileler çok zor koşullar altında, sağlıksız konutlarda üç dört aile beraber kalıyorlar. Bütün bunların yanında son yıllarda Bakü'de aşırı artan kiralar bütün gelirleri yardım kuruluşlarının gönderdikleri olan aileleri bunalım noktasına getirmiş. Maddi sıkıntılarını konutlarda bir arada oturarak çözmeye çalışmaları aynı zamanda birçok hastalığa davetiye çıkarmakta. Zira ellerine geçen her kuruşu kira ve gıda giderlerine veren bu insanlar hastane giderlerini karşılayamamaktalar. Tüm bölgede 900 kadar Çeçen aile ve 600 kadar da yetim bulunmakta. Toplam olarak Çeçen mültecilerin sayısı ise 4000'i buluyor.

Ziyaretimize Çeçen çocukların öğrenimlerini devam ettirdikleri okullarla devam ettik. Okullarla ilgili sorunların çok olduğunu okul müdüründen öğreniyoruz. Bölgedeki üç Çeçen okulundan biri birkaç hafta evvel Azeri hükümet yetkililerince kapatılmış ve bir diğeri de kapatılmak üzereyken Çeçen mülteciler ve bir kısım duyarlı Azeri halk bir miting düzenlemişler. Bu sağduyulu girişim sonuç vermiş. Hükümet geri adım atmış ve okullar kapatılmaktan vazgeçilmiş. Kısa zaman önce bölgede yaşananlar haksız davranışlara tepki vermenin önemini şüphesiz açıkça göstermekte.

Bakü'de tüm Çeçen okullarında ve diğer devlet okullarında öğrenimlerini sürdürmekte olan Çeçen öğrencilerin sayısı 450 civarında. Bu çocuklar için lazım olan tüm kırtasiye malzemelerinin alımını yaparak dağıtım için okullara gidiyoruz. Çocukların sevinçleri görülmeye değer. Sabırsızlıkla sıraya geçiyorlar.

Her biri kendilerine verilen çanta ve diğer kırtasiye malzemelerinden dolayı oldukça mutlular. Hediyelerini aldıklarında teşekkür etmeyi unutmayacak kadar da nezaket sahibiler. Dağıtım ardından okul müdürü bizleri bırakmıyor: “Çok zor durumdaydık ve ne yapacağımızı bilemiyorduk. Sizlere teşekkür ederiz. Bu çocuklar bir gün özgür Çeçenistan'ı yönetecekler; bakan, milletvekili, usta, sanatçı, din adamı olacaklar ve İHH'yı, Türkiye'deki kardeşlerini asla unutmayacaklar. ”

Öğrenci çalışmasını tamamlarken bir yandan da yetimlerle ilgili organizasyonu tamamlıyoruz. Elimizde çalışmamızın bizce en önemli ayağı olan Çeçen yetimlerin tamamının listesi var. Bu çocukları bularak durumlarını yerinde görüp yardımları ulaştırmak için yola koyuluyoruz.

Gördüğümüz manzara anlatılandan daha kötü. Yetimlerin ve ailelerin kaldıkları evler eski Sovyetlerden kalan yıkık dökük harabe ve son derece sağlıksız şartlardaki çoğu tek odalı ve banyo tuvaleti bir arada olan yapılar. Mihmandar arkadaşımız yetimlerin yaşam şartlarının ne kadar zor olduğunu, bu çocukların hemen hemen hiçbir ihtiyacının karşılanamadığını, yetersiz beslenmeden dolayı birçoğunun zayıf düştüğünü ve hastalıklı olduklarını, sağlık kontrolleri ve aşılarının neredeyse hiçbirinin yapılmadığını söylüyor.

Çocukları ziyaret ediyoruz. 2-3 yaşlarından 8 yaşına kadar onlarca çocuk var. Bizi görünce çok seviniyorlar.

Her birinin isteği farklı. Kimi oyuncak bebek kimi defter, kalem daha büyük olanlar da güzel elbiseler istiyorlar. Savaştan ve onun getirdiği yıkımdan habersiz ve fakat onun mahrumiyetini derinden yaşayan bu çocukların birçoğu babasını hiç tanımamış. Dedelerine, amcalarına baba diye hitap ediyorlar. Fakat eksikliğin farkındalar. İçlerinden bazıları hem öksüz hem de yetim. Yakın akrabaları bu çocukları sahiplenmiş fakat onların da kendi çocuklarına dahi bakamadıkları bu koşullarda çocukların ihtiyaçlarını karşılamaları mümkün değil. Çocukların masrafları için her aileye paralarını bırakıyoruz. Kıt kanaat pozisyonları bu paralarla biraz olsun rahatlıyor.

Akşamüstü bir aileyi daha ziyaret ediyoruz. Üç genç bayan yedi çocuklarıyla iki odalı bir evde yaşıyorlar. Bayanların eşleri Çeçenistan'daki on binlercesi gibi artık hayatta değil. Çocuklardan biri henüz sekiz aylık. Bayanlar oldukça zor durumda ve sadece İHH'dan gelen yardımlarla geçimlerini sağladıklarını söylüyorlar. Her yetim için 50'şer dolar bırakarak dualarını alıp evden ayrılıyoruz. Dördüncü günün sonunda 150 yetime ulaşmış ve 50'şer dolarlık aylık tahsisatlarını vermiş olduk. Bakü'de kiraların dışında gündelik hayat çok pahalı sayılmaz. Bir aile 20 dolarla bir haftasını çıkarabilir. Onun için bu insanlara verilen küçük yardımların bile önemi büyük.

Yardımların organizasyonu sırasında eşini kaybetmiş olan bir bayan çocuğunun bir ayağında problem olduğunu ve yardım edip edemeyeceğimizi soruyor. Çocuğu görmek istiyoruz. Annenin anlattıklarına göre zor bir doğum ardından çocuğun sağ ayağının zayıf kaldığını, doktorların en az 15 günlük yoğun fizik tedavi görmesi gerektiğini ama bu tedavinin toplam 20 dolar olduğunu belirtiyor. Kendisinin hiç geliri olmadığından çocuğunun tedavisinin yapılamadığını anlatıyor.

İnanamıyorum.   Dünyanın birçok yerinde insanlar israf içerisinde yüzerken Azerbaycan'da bir Çeçen çocuğun sadece 20 dolar bulunamamasından dolayı sakat kalma ihtimali insanı üzüyor.   Anneye tedavi için 50 dolar veriyoruz. Kadının mutluluğu gözlerinden okunuyor. Defalarca “Allah razı olsun” diyerek teşekkürlerini sunuyor. Kendilerine bu yardımları gönderenleri de unutmuyor.

 



Top
AnasayfaİHH HakkındaYayınlarımızGönüllüFoto GaleriİletişimArama