Kurban, Kurbanla İyiliğe Ortak Ol

17.09.05

ahmedemin

Gürcistan Raporu

Başkenti: Tiflis.

Nüfus: 5 milyon 681 bin

Etnik Gruplar: Gürcüler %70, Ermeniler %8, Ruslar %6, Abhazlar %2, Osetler %3, Azeriler %6, Acarlar(Müslüman Gürcülerdir ve sadece bölgelerinden dolayı bu ismi almışlardır)% 0,5, %4,5 Diğer.

Din:   %65 Georgian Ortodoks, %10 Doğu Ortodoks, %15 Müslüman, %8 Ermeni Apostolik, %2 Diğer.

Kafkasya'nın yerli halkından olan Gürcüler, M. S. 330'da Hıristiyanlığı kabul etmişlerdir. 650'li yıllara gelinceye kadar Bizans-İran çekişmesine sahne olan bölge, bu tarihten 1000'lere kadar Abbasi kontrolüne girmiştir. III. Bagrat(975-1014) bağımsız bir devlet kurmuş , I. Aleksandır'ın 1443'te ölümü ile de bu devlet yıkılmıştır. 1453 tarihinde İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethi, Gürcistan'ın Avrupa ile olan irtibatını koparmıştır. 1510–1780 yılları arasında bu seferde Osmanlı-İran çekişmesinin bölge üzerinde cereyan ettiği görülmektedir. Bu mücadelelerde kıyı kentleri devamlı surette Osmanlı elinde kalmıştır. Bu dönemde başka bir aktörün de Kafkaslar'da ve doğal olarak Gürcistan'da etkili olmaya başladığını görmekteyiz. Bu aktör Rusya'dır. Osmanlı, 1565 Astrahan Seferi'nden başlayarak 1877-78'te yapılan ve tarihe”93 Harbi” adı ile geçen savaşa dek, Ruslarla Kafkaslar üzerinde büyük mücadele içine girmiştir. Ancak bu tarihte Poti ve Batum'un Rusların eline geçişi ile Gürcistan Rus kontrolüne girmiştir.

1905 Rus ihtilalinde bağımsızlık isteyen Gürcüler kanlı bir şekilde bastırılmıştır. 1917 devrimi ve ardından gelen Bolşevik İhtilali sonucu Rusya'da oluşan karmaşa ortamı, Gürcü-Ermeni–Azeri ortaklığı ile Transkafkasya Federal Cumhuriyeti'ni doğurmuştur. 6 ay gibi kısa bir süre sonra bu federatif yapı dağılmış ve üç unsurda bağımsızlığını ilan etmiştir. 26 Mayıs 1918 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Gürcistan, Almanya'nın himayesine girmiş ancak Almanya'nın I. Dünya Savaşı'ndan yenilmesi ile İngiliz işgaline maruz kalmıştır. 1920'de İtilaf Devletleri Gürcistan'ın bağımsızlığını tanımışlar fakat Milletler Cemiyeti'ne dâhil etmemişlerdir. 25 zubat 1922'ye gelindiğinde ise Kızıl Ordu Tiflis'te Sovyet rejimini kurmuştur. 1924 Köylü Ayaklanması Kızıl Ordu tarafından bastırılmıştır. 1922–36 arası Gürcistan, Transkafkasya Sovyet Federe Sosyalist Cumhuriyeti'nin içinde, Sovyetler Birliği üyesi olarak kalmıştır. 5 Aralık 1936'dan itibaren ise Gürcistan, SSCB'nin asli unsurlarından biri haline gelerek Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti statüsüne yükselmiştir.

“Glastnost” ve “Prestroyka”nın getirdiği rüzgar 19 Nisan 1991 tarihinde Gürcistan'ı bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkarmıştır. Bağımsızlık BM ve Rusya tarafından tanınmıştır. Bağımsızlıkla birlikte problemlerde nüksetmeye başlamış, 1992'de Güney Osetya'da ve 1992-93 arası Abhazya'da çatışmalar yaşanmıştır. Güney Osetya ve Abhazya hala çözüm bulunamamış meselelerdir. Dönem dönem bu bölgeler de çatışmalar ve gerginlikler yaşanmaktadır. Problemlerin patlak vermesinde ve büyümesinde milliyetçi politikalar etken olmuştur. İlk devlet başkanı Gamsahurdia, “Gürcistan Gürcülerindir” prensibini benimsemiş ve yönetimden muhalifleri tarafından silahlı çatışmalar yoluyla uzaklaştırılmıştır. Yaşanan iç savaş sonucunda muhalifler galip olmuş ve zevardnadze'yi başa getirmişlerdir. 23 Kasım 2003 tarihine gelindiğinde ise devrilme sırası zevardnadze'ye gelmiştir. ABD destekli Saakaşvili seçime hile karıştırıldığı iddiasıyla, yapılan eylemler ve parlamento baskını sonucu başa gelmiş ve yapılan seçimlerde de büyük başarı elde ederek devlet başkanı olmuştur.

 Çatışmaya dönüşmeyen başka problemler de ortaya çıkmıştır. Cavaheti bölgesinde yoğun olarak yaşayan Ermeniler, özerklik isterlerken zaman zaman Ermenistan'a bağlanma talebinde bulunmaktadırlar. Acara bölgesi ise ülkenin bağımsızlığından beri hukuken Tiflis'e bağlı iken fiilen bağımsız kalmıştır. Abaşidze merkeze hesap ve gelirlerden pay vermemiş, sınırlarını kendi oluşturduğu silahlı güçle korumuş ve kendi yönetimini oluşturmuştur. Ancak Kadife Devrim (Gül Devrimi) ile devrilen zevardnadze sonrası Abaşidze'de, ABD-Rusya anlaşması ile Moskova'ya uçarak Acara Özerk Cumhuriyeti'ni Tiflis'e bırakmak zorunda kalmıştır.

Gürcistan, Rus kontrolünden uzaklaşmak isterken, NATO ve AB'ye yaklaşmaya çalışmakta ve ABD'yi bölgede rahata ermek için can simidi olarak görmektedir. Bu yüzden Rus askeri üslerinin boşaltılması için girişimler yukarda bahsettiğimiz problemlerin tezahürüne direkt etki etmektedir. Gudauta ve Vaziani üsleri boşaltılmışken Batum ve Ahılkelek üslerinde halen Rus askeri bulunmaktadır. Buna mukabil ülkede, 11 Eylül 2001 saldırıları bahanesi ile yerleşen ABD askeri ve eğitim maksatlı olarak bulunan Türk askeri yer almaktadır.

Siyasi yapının bu derece karışık olduğu ülkede ekonomik yapı da bozuktur. Yaşanan sıkıntıların nedenleri başında ekonomik sebepler öne çıkmaktadır. SSCB içinde narenciye ve çay üretimi ile öne çıkan, turizmde koca ülkenin tatil beldesi olan ve büyük sanayi merkezi olarak yer alan ülke; bağımsızlıkla beraber ürünlerini satacak bir pazar bulamamış, devasa otelleri ve tatil köyleri boş kalmış, büyük fabrikaları hurda yığını haline gelmiş bir ülke haline gelmiştir. İşsizlik had safhaya ulaşmış, maaşlar ödenemez hale gelirken maaşların da ödenmesi düzensizleşmiş, buna ilaveten çalışanların en temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar ücret erimesi yaşanmıştır.

Yaşanan çatışmalar sonucu Abhazlar, Osetler ve Gürcüler mülteci konumuna düşmüştür. Sadece Abhaz-Gürcü çatışması sonucu 220 bin Gürcü Abhazya'dan göç etmek zorunda kalmıştır. Bunların bir bölümü geri dönmüşken büyük kısmı ise hala Abhazya dışında yaşamaktadır. Yine Oset-Gürcü çatışması sonucu Osetler Kuzey Osetya'ya kaçmak zorunda kalmıştır. Diğer taraftan Çeçen-Rus mücadelesi sebebiyle Gürcistan'da 10 bin civarı Çeçen mülteci olarak barınmaktadır. Yine bu mülteciler de Gürcü-Rus gerginliğine sebep teşkil eden etmenlerden olmuştur.

Ülkede Müslümanların durumuna bakılacak olursa; tasvir edilen bu karmaşa ortamında en çok zarar görenler arasında yer almaktadırlar. Siyasi ve ekonomik problemlerin yanında, Hıristiyan Gürcistan'da Müslüman olmak ve Gürcü ülkesinde Türk olmak, tüm vatandaşların çektiği sıkıntılara ilave edilmesi gereken olgulardır. Çünkü merkezi yönetim özellikle Saakaşvili dönemi ile birlikte Hıristiyanlığı yaymaya gayret göstermektedir. Müslüman gürcülerin yaşadığı Acara bölgesinde, misyonerlik çalışmaları yaşanmakta ve bilhassa gençlerin din değiştirdiği görülmektedir. Ülkenin her yerine haçlar dikilmekte ve yeni kiliseler inşa edilmektedir. Müslüman köylerde kiliseler açılmaktadır. Türkler ise faili meçhuller, kaçakçılıkla mücadele çerçevesinde köy baskınları, Türkçe yer isimlerinin Gürcüceye çevrilmesi ve Türkçe eğitime yapılan kısıtlamalar gibi sıkıntılar yaşamaktadırlar.

Gürcistan, Kafkasya'nın Karadeniz kıyısını oluşturan bölge olarak stratejik öneme sahip bir ülkedir. Azerbaycan, Ermenistan ve Kuzey Kafkasya'nın dünyaya açılan kapısı olan ülke, Hazar Petrollerini ve Orta Asya doğalgazını dünyaya taşıyacak güzergâhta yer almaktadır. Bu yüzdendir ki ülke ekonomik ve siyasi sıkıntılarla boğuşmaktadır. Rus ve ABD mücadelesinde manevra alanı olarak belirlenen Gürcistan daha uzun yıllar sıkıntı çekeceğe benzemektedir.

 

 

 

 

 



Top
AnasayfaHaberlerİHH HakkındaYayınlarımızGönüllüFoto GaleriİletişimArama