28.05.07
|
Tanzanya
“Köleliğin, sömürgeciliğin, ırkçılığın ve yoksulluğun acısıyla savrulan insanların sesleri ve sessizlikleri, isyanları ve sırlarıyla yüz yüze gelirken, onların hayatlarını izliyor, kültürlerinin ayrılmaz bir parçası olan müzik ve şarkılarını anlamaya çalışıyorum. Bir yanda efendilerin ve kölelerin tarihiyle buluşurken, diğer yanda bizim yaşayamadığımız bir dünyayı yaşamaya gayret eden, dua ve ümidi olan mülayim insanların hayatlarını gözlemliyorum.
Her yeni güne “İnşaallah bu günü tok ve sağlıklı geçiririm.” diye Rablerine dua ederek başlayan ve ondan başka yardımcıları olmayan insanlar.
Yine de masmavi gökyüzünü yararak ilerleyen uçakları her gördüğümde, engelleyemediğim bir sızıyla gönlüm düşüyor peşlerine. Uçakların derin maviliklerde süzülürken arkalarında bıraktıkları beyaz bulutlu izleri takip ederken gözlerim, ülkeme ve özlemini çektiklerime gidiyor düşüncelerim. Ardından izler gözden kaybolup giderken, içimdeki ses “Bekle ve sabret. Allah sabredenleri sever.” diyor. Ve düşüncelerim okyanus ötesinden usulca bana geri dönüyor.
Rabbimize bize arzı üzerinde verdiği sayısız nimetleri, kıtaları ve ırkları birleştiren kudretiyle sunduğu ihsanları, farklılıklarımızda ziyadeleştirdiği bereketi için binlerce hamdü senalar ediyorum. Bu nimetlerin gerçek şükrünü edadan aczimizi idrak ve ikrar ederek Mevla Teala’nın bizi her iki cihanda mahcup, mahzun ve mahrum etmemesini niyaz ediyorum.”
websitesi
tanzanya.ihh.org.tr






