Orta Asya’nın yalnız ülkesi Tacikistan

Başkent Duşanbe’deyiz. Şehirde beş cami bulunuyor. Duşanbe yeni kurulan bir şehir bu nedenle şehirde tarihi eser sayısı çok fazla değil. Camilerden ezan sesinin dışarıya verilmesi beş yıl önce yasaklanmış, ezan yalnızca cami içlerinde okunabiliyor. Ramazan günü ezansız kaldık Duşanbe’de. Şehirde en son Abdülkadir-i Bîdil Camii inşa edilmiş, caminin âlemleri Türkiye’den getirilmiş.

Orta Asya’nın yalnız ülkesi Tacikistan

25.08.2011 - Orta Asya’nın yalnız ülkesi Tacikistan

Yusuf Korkmaz

Farsçanın konuşulduğu üç ülkeden biri Tacikistan. Diğerleri İran ve Afganistan. Her ne kadar dilleri için Tacikçe deseler ve kelimelerde farklılıklar olsa da, “bu dil Farsça’dan başka bir dil” denebilecek kadar bir farklılık söz konusu değil. İran’la aynı dili konuşmalarına karşın Taciklerin yüzde seksen beşi Sunni. Yalnızca yüzde beşi Şii. Geri kalan yüzde on ise diğer dinlere mensup. 7,5 milyonluk genç ülke, 1991 yılında Sovyetlerin dağılmasıyla kurulan Orta Asya ülkelerinden biri. 9 Eylül 2011 gününde 20. bağımsızlık yıldönümlerini kutlayacaklar bu nedenle ziyaretimiz boyunca yoğun bir şekilde o güne hazırlandıklarını gözlemledik.

Başkent Duşanbe’deyiz. Şehirde beş cami bulunuyor. Duşanbe yeni kurulan bir şehir bu nedenle şehirde tarihi eser sayısı çok fazla değil. Camilerden ezan sesinin dışarıya verilmesi beş yıl önce yasaklanmış, ezan yalnızca cami içlerinde okunabiliyor. Ramazan günü ezansız kaldık Duşanbe’de. Şehirde en son Abdülkadir-i Bîdil Camii inşa edilmiş, caminin âlemleri Türkiye’den getirilmiş.

Tacikistan dört vilayete ayrılıyor. Bunlar başkenti de içine alan Duşanbe, Hatlan, Hocent ve Badahşan. Vilayetlerin altında bizdeki ilçeler gibi nahiyeler var. 750 bin nüfuslu Duşanbe’nin 13 nahiyesi var. Nüfus az olduğundan trafik sorunu yok. Caddeleri çok geniş. Yaya kaldırımları bile bizdeki caddeler kadar geniş. Sağlı sollu kavak ağaçları Tahran’daki Veliyi Asr Caddesi’ni, İstanbul’da ise Dolmabahçe Sarayı’nın önündeki caddeyi andırıyor. Ağaçlar şehre doğal bir güzellik katarken cadde kenarlarındaki su yolları da şırıltısıyla insanı ferahlatıyor.

Tacikistan’da halkın yüzde yetmişi yoksul. Orta sınıf oldukça zayıf. Sovyetlerden ayrıldıktan sonra dişe dokunur bir gelişme olmamış. Ülkede ağır sanayi yok. Başlıca geçim kaynağı ise tarımcılık. Pamuk yetiştiriliyor. Ülkenin yüzde doksanı dağlardan oluşuyor. Komşularının aksine yer altı kaynakları açısından fakir bir ülke. Var olan kaynaklar da etkin bir şekilde çıkarılamıyor. Ülkede iş sahası çok dar olduğu için erkekler geçim derdiyle yurtdışına, en çok da Rusya’ya gidiyor. Bu durum da ülkenin içinde bulunduğu en büyük trajediye kapı açıyor. Rusya’ya üç beş kuruş ekmek parası kazanmaya ve evlerine göndermeye giden Tacikler, Rus ırkçı fanatiklerin saldırılarına uğruyor. Görüştüğümüz bazı arkadaşlar Rusya’dan her ay on cenaze geldiğini anlatırken kanımız dondu. Güvenlik güçleri bu vakaların üstünü kapattığından cinayetler durmak bilmiyor. Bunun sonucu ülkede çok sayıda yetim çocuk bulunuyor. Bu nedenle Tacikistan’da yapılacak çalışmaların başında yetim kefaleti projeleri geliyor.

Rusya’nın verdiği rakamlara göre bir milyon Tacik Rusya’ya göçmüş. Gayri resmi rakamlar bu rakamın iki milyonu bulabileceğini söylüyor. Yurtdışında çalışan işçilerle ülkeye giren döviz ülkenin toplam milli gelirinden daha fazla.

Tacik kadınların neredeyse tamamı geleneksel tarzda giyiniyor. Baştan aşağı tek parça bir fistan. Başörtülüye çok nadir rastlıyorsunuz. Genç kızlar dahi geleneksel giyimlerinden taviz vermiyorlar.

Tacikistan’da bulunduğumuz son gün, 3 Ağustos’ta, daha önce meclisten geçen ve Devlet Başkanı İmamali Rahman’ın 18 yaşından küçüklerin camiye girmesini yasaklayan tasarıyı imzaladığını öğreniyoruz. Bu kanunun çok rahat uygulanabileceğini düşünmüyorum. Çünkü Tacikistan halkı muhafazakâr bir halk ve geleneksek bir yapıya sahip. Biz oradayken,  Ramazan’ın etkisiyle olsa gerek, camiler çocuklarla doluydu.

Tacikistan’ın dünyaca meşhur sanatçısı Devletmend’den randevu isteğimiz aynı gün karşılık buldu. Bizi evinde ağırladı. Tüm Tacik evlerinde olduğu gibi zengin bir sofra kurmuş bizi bekliyordu. Bu kadar meşhur bir insanın bizi bir yer sofrasında misafir etmesi ve sanki akrabalarıymışız gibi davranması bizi oldukça etkiledi. Kendisi aynı zamanda konservatuarda öğretim üyesi. Felek akımının en önemli temsilcilerinden. Bize aktardığı Felek’in felsefesi ise kendisinin mütevazılığını yeterince açıklıyor: “Bâyed insan insan başed” (İnsan insan olmalı).

Ve İHH Tacikistan’da…

Gittiğimiz yerlerde ihtiyaç sahibi kişilere kumanya dağıtımı yapıyor ve yetimlere kırtasiye malzemesi dağıtımı yapıyoruz. Başkent Duşanbe’ye 150 kilometre uzaklıktaki Hatlan vilayetinin Şurabad nahiyesinde 100 yetim çocuğa kırtasiye malzemesi dağıtımı gerçekleştiriyoruz. Yetimleri sevindirmek dünyada yaşanabilecek çok özel duygulardan biri. Yine burada ihtiyç sahiplerine 200 paket kumanya malzemesi dağıtımı yapıyoruz.

Partner kuruluşumuz İhlâs Derneği ile birlikte Duşanbe, Feyzabat, Hisar, Vahdet ve Rudeki bölgelerinden 100 yetim çocuğa elbise dağıtımı yapıyoruz. Toplamda 675 paket kumanya dağıtımını tamamlayarak iki akşam sürecek olan iftar programlarının hazırlıklarına başlıyoruz.

Özbekistan’da beş milyon Tacik yaşıyor. Özbekistan ve Tacikistan aslında yapay sınırlarla birbirinden ayrılan ülkeler. Tacikistan’daki bazı Taciklerin Özbekçe bilmesi gibi, Özbekistan’daki bazı Özbekler de Tacikçe bildiğini öğreniyoruz.

Tacikistan’da bulunan Rusya’nın askeri üssünde yaklaşık yedi bin asker bulunuyor. Yakında Medvedev’in ağırlanacağı bu yerde bir dizi askeri anlaşma yapılması bekleniyor.

Türkiye’den üst düzey ziyaret olarak en son 2009 yılında Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül Tacikistan’a gelmiş. Programlarımız çerçevesinde T.C Büyükelçiliğimize ve TİKA Koordinatörlüğü’nü de ziyaret ediyoruz. Elçilik yetkilileri Tacikistan’da altı bin civarında Türk’ün bulunduğunu ve genellikle inşaat ve gıda sektöründe iş yaptıklarını belirtiyorlar. TİKA’nın güzel çalışmaları var. Bunların başında bir hastane projesinin olduğunu öğreniyoruz. Bir ilkokul yenilenmiş ve ek bina inşa edilmiş. Bir kliniğin tadilatı gerçekleştirilmiş. Bir meslek edindirme merkezi kurulmuş. İslam Üniversitesi’ne bilgisayar kursu açılmış, bilgisayarla yabancı dil öğrenme laboratuarı oluşturulmuş. Yine 125 yetimin barındığı bir yetimhane inşa edilmiş. Hisar’ın şehir şebekesi yenilenmiş. Tarımda verim artırıcı projeler başlatılmış. Ülkemiz adına sevindirici haberler bunlar.

Tacikistan’da yardım kuruluşlarının en çok önem verdiği projelerden biri kadınlar için dikiş nakış kursları açılması. Özellikle yetim annelerinin hiçbir gelirinin olmaması onları böyle bir çalışma yapmaya sevk etmiş. İHH olarak şu anda kadınlara yönelik meslek edindirme çalışmamız var. Yirmi kadın üçer aylık periyotlarla kurs görüyorlar. Bir kişinin kurs ücreti 70-80 dolara mal oluyor. Bu kadar küçük maliyetlerle bir haneye gelir kapısı açılmış oluyor.

Dört yetimli bir kadın için ev inşası projemiz ise tamamlanmak üzere. Daha önce amcalarında kalıyormuş bu aile, fakat durumu iyi olmayan amcalarının küçük olan evlerinde yer sıkıntısı olduğundan yeni bir eve çıkmaları gerekmiş. Bir aya kadar yeni evlerine taşınacakları haberiyle seviniyoruz.

Duşanbe’de İmam-ı Azam adında bir İslam Üniversitesi bulunuyor. Arap dili, fıkıh, Kuran, davet fakülteleri var. İç savaştan sonra kurulmuş. Üniversitede 2.700 öğrenci öğrenim görüyor. Üniversitenin hemen yanında 1997 yılında yapılan Tirmizi Camii yer alıyor. Cami epey geniş ve çok güzel bir tarzda inşa edilmiş.

Hatlan’a bağlı Vase nahiyesinde dağıtım çalışmalarımızı bitirdikten sonra Hulbuk Kalesi’ni de ziyaret ediyoruz. 9 ila 11. yüzyıllar arası hüküm süren Hetlan Devleti zamanında yapılmış burası.

Tacikistan’a dair genel bilgiler

  • Tacikistan’da Kiril alfabesiyle Farsça yazıyorlar. Farsçayı Kiril alfabesi ile yazdıkları için Farsça’yı anlayamadık. Kiril alfabesi kullanılarak Farsça yazıldığı için Ruslar da bir şey anlamıyorlar. Neticede kendilerinden başka kimsenin anlamadığı bir alfabe benimsemişler.
  • Daha önce okullarda okutulan İslam Tarihi dersi şimdilerde kaldırılmış. Üniversitelerde 2009 yılında kadınların başörtülü okula gitmesi, 2008’de de camilere gitmesi yasaklanmış.  Üniversitelerde üniforma uygulaması var. Duşanbe’de Hıristiyan azınlığa hizmet veren iki de kilise olduğunu öğreniyoruz.
  • Ülkede gazeteler genellikle haftalık olarak basılıyor. İngilizce yayın yapan Tajik Times isimli haftalık bir gazete de var. Devlet televizyonunun dışında dört kadar özel TV yayın yapıyor.
  • Tacikistan’da kişi başına düşen milli gelir oldukça düşük, 2.000 $ civarında seyrediyor. Ama orta sınıf, ülkenin yüzde yetmişini oluşturan yoksullara bakıldığında bunun daha düşük seviyelerde olduğunu gösteriyor. Mesela polisler 100 $, öğretmenler 100-150 $, üniversitedeki öğretim üyeleri 150 $ maaş alıyor.
  • Tacikistan’da bir İslam Şurası bir de Komite-i Din var. Her ikisinin üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor.
  • Tacikistan’ın sembolü, başkentin ortasındaki Meydan-ı Dustî’de bulunan Şah İsmail Somoni heykeli. Şah İsmail Somoni Taciklerin milli kahramanı. Para birimlerine dahi adını vermişler.
  • Tacikistan Afganistan’dan gelen uyuşturucunun güzergâhında bulunuyor. Özellikle Rusya’ya giden uyuşturucu bu yolu takip ediyor.
  • Tacikistan topraklarında yaşayan Taciklerden daha fazlası yurtdışında yaşıyor. Sadece Afganistan’ın yüzde otuzu Tacik, Özbekistan’da da ciddi sayıda Tacik var.
  • Tacikçe “rahmet” demek teşekkür etmek anlamına geliyor.
  • Tacikistan, geçtiğimiz aylarda sınır bölgesindeki tartışmalı 28.500 km² arazinin 1.000 km² sini Çin’e devretti. Böylece komşu devletler tarafından paylaşılan Tacikistan biraz daha küçülmüş oldu. Muhalefetin bu toprakların satıldığına yönelik ciddi iddiaları bulunuyor.
  • Tacik yemekleri, alışkın olduğumuz damak tadından daha farklı. Kebapları çok yağlı ve sulu. Çorbaları yağlı ve ağır. Yağlı yemekleri çok seviyorlar.
  • Duşanbe’de güvenlik sorunu ile karşılaşmıyorsunuz. Gece geç saatlerde sokaklarda güven içinde dolaşılabiliyor.
  • Duşanbe’nin biraz dışında yer alan ve coşkun akan Verzab nehrinin yanında çok güzel çay ocakları var. Verzab dağından doğan nehir Badahşan’dan gelen küçük nehirlerle de birleşip Özbekistan’a dökülüyor. Tacikistan bu kaynağa baraj yapmaya başlamış ama iç savaşta Özbekistan öncelikle orayı bombalamış.
  • Farsçadan kaynaklı muazzam bir edebiyat birikimine sahip Tacikistan. Bu toprakların yetiştirdiği büyük edebiyatçıları var. Geleneksel İslam kültürünün bozulmadan yüzyıllardır yaşandığı bir yer burası.


İHH İnsani Yardım Vakfı Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan ve izin almadan yardım toplayabilen bir vakıftır.