Arkadan bana şok gibi bir şey verildiğini hissettim. Bir anda ellerim ve ayaklarım kaskatı kesildi. Her yerimden kanlar akıyordu. Meğer dokuz kurşunla yaralanmışım, bunu fark etmemiştim bile. Sağ kolum tamamen yara almış, ana damarlardan biri patlamıştı. Merdiven boşluğundan aşağıya yığıldım.
Mehmet Ali Zeybek, Türkiye

İsveç’teki havalimanında saatlerce bizi bekleyen bir genci hatırlıyorum. Boynuma sarılıp bana teşekkür etmek istediğini söyledi. Çünkü mısır bu sayede gazze sınırını açmıştı ve bu genç adam tam dokuz yıl sonra artık annesini ziyaret edebilecekti.
Edda Virginia Manga Otalora, İsveç
Doğru düzgün yemek yemeden geçen yaklaşık 40 saatin ardından ilk hapishane yiyeceğimiz donmuş ekmek ve salatalıktı. İçme suyu belirli aralıklarla verildi. Gardiyanlar gece her iki saatte bir bizi uyandırdı, o derece ki üç gün boyunca uyuyamadım. Bu çetin sınavın sonunda tam yedi kilo vermişim.
Kevin Neish, Kanada

Havalimanında bir copla başıma vuruldu; oluk oluk kanlar aktı ve beyin sarsıntısı geçirdim. Kaburgalarıma defalarca darbe aldım ve neredeyse bayıltacak derecede beni boğdular. Bu halde beni Türkiye’ye yollamadılar; ağır yaralılar hariç İsrail’den en son sınır dışı edilen kişiyim.
Kenneth O’Keefe, ABD

Gemi İsrail askerlerinin kontrolüne geçtikten sonra “Arkadaşlar, ağır yaralıları tedavi için göndermemiz gerekiyor” dediğimizde, yaralılar “Abi bizi göndermeyin, bizi onlara vermeyin, biz burada ölelim” diyorlardı. Tüm yaralılar aynı şeyi söylüyorlardı. O an çok zor bir durumda kaldık.
Dr. Hamdi Osmanoğlu, Suriye asıllı Türkiye’de yaşıyor

Yaralılara karşı muamelelileri tek kelimeyle iğrençti. Battaniyelerde taşıdıkları yaralıları, sırtlarını tek tek merdiven basamaklarına çarptırmak suretiyle yerlerinde sıçrattılar. Bunu kasten yaptılar. Ben bu küstahlığı, zorbalığı ve ahlaksızlığı defaatle gördüm.
Aşdod’a yapılan yolculuk ise uzun ve zorluydu; ancak hiçbir yolculuk, yaralanan eşinin yavaş yavaş gözleri önünde can vermesini seyretmek zorunda kalan Çiğdem Topçuoğlu’nunki kadar azap verici olamazdı…
Nicci Enchmarch, İngiltere

Aşdod Limanı’na indiğimizde etrafta yüzlerce insan vardı. Büyük bir kutlama varmışçasına gülüyorlardı; bizi sanki avlamışlar da şimdi onu sergiliyorlarmışçasına adeta geçit töreni yapıyorlardı.
Paveen Yaqub, Pakistan asıllı İngiltere’de yaşıyor

“Askerler önce boynumdaki filistin bayraklı atkıyı denize fırlattılar, sonra cebimdeki tıbbi makası bulunca bir tokat attılar. Kameranın askısıyla boğazımı sıkıp ellerimi arkadan bağladılar, yere düşürüp tekmelemeye başladılar ve yakamdan tutup üst güverteye doğru sürüklediler.”
Baboo Adem Zanghar, Hindistan asıllı İngiltere’de yaşıyor

Helikopterden sıkılan kurşun başımdan girip dudaklarımı parçalayarak ağzımdan çıktı. Gemideki bir asker de lazer silahıyla karnımdan vurdu. Dört asker üstüme atlayıp tekmelemeye başladı. Ama helikopterde çektiğim manevi işkence, yaşadığım ve yaşayacağım her şeyin ötesindeydi.
Ahsan Shamrouk, Filistin asıllı İngiltere’de yaşıyor

Yardım çağrılarına saat 05.15’te başlamıştık; fakat israilliler ilk ağır yaralının tahliyesine izin verdiklerinde saat 07.00 idi. tahliye sırasında doktorlarımızın da yaralılarla gideceğini zannediyordum. Bir de baktım ki bütün doktorların ve ilk yardım görevlilerinin elleri kelepçelenmiş.
Sarah Colborne , İngiltere

Başından vurulduktan sonra yere düşüp kafasının arkası yarılan Süleyman Söylemez’in, ağzından akan kanları silip elini tutuyor ve yaraları üzerindeki kanlı havluları değiştirip onunla konuşuyordum. Sadece 15 dakika içinde düzinelerce havlu kullandım. Allah’a şükür ilk tehlikeyi atlattı; ama şu an hala komada.
Fatima Mohammadi, İran asıllı ABD’de yaşıyor

“Mavi marmara, hiçbir din, siyasi görüş veya felsefi inanış ayrımı yapmaksızın uluslararası insani değerlerin ortak paydası altında gazze ablukasını kaldırmaya kararlı insanların gemisi idi.”
Dimitris Pleionis, Yunanistan

Çetin Bey yaralıları taşırken yaralandı. İkinci kez kalp masajı yaparken elimin altında bir şeyler patlamaya başladı. Öyle bir kurşun kullanmışlar ki vücudunun içinde patladı. Ağzından ve burnundan kanlar gelmeye başladı. Başının tam arkasından bir kurşun girdiğini ve gövdesinde de kurşunlar olduğunu fark ettim.
Çiğdem Topçuoğlu, Türkiye (Şehit Çetin Topçuoğlu’nun eşi)

İsrail askerleri beni tutup üst güverteye sürüklediler, orada birçok asker tarafından sürekli darp edildim. Gözlerimi bağladılar ve kafama naylon torba geçirip üzerine de siyah bir kazak sardılar, neredeyse boğulacaktım. Otuz altı saati aşkın bir süre çok sıkı kelepçelenmiş olarak kalan ellerim tamamen hissizleşti.
Osama Qashoo, Filistin asıllı Londra’da yaşıyor

Yakın mesafeden ateş edilmiş ve hayatlarını kaybetmiş cansız bedenleri görmek dehşet vericiydi.
Iara Lee, Kore asıllı ABD’de yaşıyor

Yaklaşık üç yüz kişi dizleri üzerine çöktürülmüş, başları yere bakar vaziyette ve elleri arkadan bağlanmıştı. Hepsi de Müslüman’dı. Biz Avrupalılar olarak bağlı değildik, banklara oturtulmuştuk ve farklı muamele görüyorduk. İsrail ordusunun ırkçılığını hiç unutmayacağım.
Manuel Espinar Tapial, İspanya

Yaşadıklarımızın hepsi bir rüya, bir kâbus gibiydi; bazılarımız ise bu rüyadan hiç uyanamayacaktı… Gemide herkes yapması gerekeni yaptı. Hiç kimse paniklemedi; aksine, herkes haysiyetini ve insaniyetini diri tutarak birbirine yardım etti.
David Segarra, Venezuella

Vurulan Türk gönüllüye yardıma yetişemeden karnımın sağ yanına sanki demir balyoz gibi bir şey çarptı. Mermi göğsümün sağ üst bölgesinden girip sekizinci kaburga kemiğimi kırmış, akciğerimi ve karaciğerimi delerek geçmiş, diyaframımda 10 cm.lik bir yırtık oluşturmuş ve sağ leğen kemiğimde durmuş.
Surya Fachrizal Aprianus Ginting, Endonezya
