Sudan’da İHH göz hastanesinde sıradan bir gün

Torun henüz farkında olmadığı esaretten kurtulacak, dede yıllardır alıştığı bağımlılıktan kurtulacak, belki en önemlisi torununu ilk kez görecek. Ameliyat sonrasında dede kendine geldiğinde etrafına bakınıyor, ellerini açarak uzun bir duaya başlıyor: “Allah sizden razı olsun! Ömrünüz boyunca yardımını üzerinizden eksik etmesin! Her işinizde başarılı kılsın…”

21.07.2011 - Sudan’da İHH göz hastanesinde sıradan bir gün

 (Serhat Orakçı)

İHH göz hastanesinde sıradan bir gün. Hastalar, klinik, doktorlar ve ameliyatlar... Önce sekiz yaşlarında bir kız çocuğu, Menasık, giriyor içeriye. Bir gözü tramva nedeniyle görmüyor. Ultrason sonucu kötü. Ameliyata alsak da fayda görmeyecek. Retina ameliyatına ihtiyacı var acilen. Ama burada mümkün değil... Klinikteki doktor küçük kızın ultrason kâğıdına bakıp bakıp duruyor. Bu ameliyatı yapmak istediğini biliyorum. Doktor da üzgün... Hemşirelerden biri kızı masaya oturtmuş başını okşuyor. Gözleri nemli... Şaka yapıyor ama gülmüyor. Sırf moral vermek için. Küçük kıza git içeride yemek ye diyor sonra... Mary’ye sesleniyor: “Çocuğa yemek ver! Su ver!” diyor.

Saat ilerledikçe ameliyat hastaları içeriden çıkmaya başlıyor. On sekizinci hastanın fotoğrafı çekilirken Menasık yemeğini yemiş çıkıyor. Kızı getiren babaannesi ile konuşuyoruz. Kızın durumunu anlatıyoruz. Ne paraları var ne sigortaları ne de gidecek başka kapıları… Çaresizlik hepimizin bakışlarına siniyor birden. Başka bir kız çocuğu geliyor kliniğe yanında babasıyla. Onun iki gözü de kataraktlı. Hiç görmüyor. Durumu oldukça kritik. Yaşı on beş yok bile. Okula gidememiş, dünyayı pek tanıyamamış. Doktor inceliyor hastayı. Bu sefer umut var. Kız görebilir yeniden. Vakit kaybetmeden ameliyata almaya karar veriyor. Kızın babası umutlanıyor. Ne desek hemen yapmaya hazır. Tek isteği kızının yeniden görebilmesi…

Katarakt ve göz hastalıkları Afrika’nın en büyük sorunlarından. Özellikle Sahra Altı Afrika ülkelerini kuşatan bu sorun yüzünden yüz binlerce insan görme duyusundan mahrum yaşıyor. Bu bazen kundakta bir bebek, bazen hiç okula gidememiş bir çocuk ya da bir yetişkin olabiliyor. İHH adına üç yılı aşkın bir süre görev yaptığım Sudan, göz hastalıklarının pençesi altındaki ülkelerin başında geliyor. Hasta çok ama ülkedeki teknik ve maddi imkânlar oldukça yetersiz. Böyle olunca da Sudan’da İHH’ya büyük işler düşüyor.

İHH’nın Sudan’da kurduğu göz hastanesinde Afrika Katarakt Projesi kapsamında koordinatör olarak görevlendirildiğimde bir nebze olsun işin ucundan tutma şansım oldu. Allah bilir belki hayatımın en anlamlı ve işe yarar üç yılını geçirdim burada. Şu iki kızın hikâyesine benzer binlerce vakaya şahit oldum. Ama işin en trajik tarafı bence görme sorunu yaşayan yüz binlerce Sudanlının %80’inin ameliyat veya ilaç tedavisi ile görme yetisini tekrar kazanabilmesi mümkün olduğu hâlde maddi zorluklar ve teknik imkânsızlıklar nedeniyle karanlığa mahkûm yaşaması.

Sudan’da ameliyat bekleyen 600.000 göz hastası bulunuyor. Bunların %45’i maddi imkânları el vermediğinden hastaneye gidip ameliyat olabilecek durumda değil. Bu nedenle göremeden yaşamak zorundalar. İHH’nın Sudan’ın farklı yerleşim birimlerinde açtığı üç ameliyathane ve gezici mobil ameliyat organizasyonları bu büyük boşluğu nispeten doldurmakta. Bugüne kadar İHH kampanyası kapsamında Sudan’da yapılan 30.000’e yakın katarakt ameliyatı ise sayıca çok olsa da sorunun büyüklüğü karşısında yine de yetersiz kalmakta.

Gözlerimizi kapatıp bir denesek yürümeyi, çay içmeyi, yemek yemeyi, tuvalete gitmeyi… O zaman anlardık bir nebze belki görmenin ve gözlerimizin önemini. 120 TL tutarındaki bir ameliyata gücü yetmediği için torununu göremeyen dedeler, doğurduğu çocuğunu göremeyen anneler, anne ve babalarını sadece dokunarak tanıyan çocuklara ne demeli? “Keşke şu Kur’an’ı bir kez daha görsem de okusam” diyen adama, “keşke evlenebilsem” diyen hayatının baharındaki genç kıza ne demeli? “Doğup büyüdüğüm şu vatanı bir kez daha görebilsem” diyen dedeye ne demeli?

İHH Sudan’da ve diğer Afrika ülkelerinde gerçekleştirdiği ücretsiz göz ameliyatları ile bu temennilerin büyük kısmının gerçekleşmesine vesile oluyor. Bir proje ile hayatın bu yüzünü gördüğüm için ben de kendimi şanslı ve sorumlu hissediyorum. Tekrar görmeyi bekleyen daha nice insan olduğunu düşündüğümde ise kaygılanıyorum. Menasik gibi çaresiz çocukları hatırladığımda da hüzünleniyorum. Bu çocuklara sahip çıkmak lazım, karanlıktan çekip çıkartmak lazım.

Yaşlı bir adam yıllarca torunu sayesinde hayatını sürdürüyor. Tuvalete gideceği zaman 7-8 yaşlarındaki torunu götürüyor onu. Yemeğini o yediriyor. Torun dedesinin yanından hiç ayrılmıyor. Arkadaşları oyun oynarken o dedesinin söylediklerini yapıyor. Dede her daim soluğunu duyduğu torununu dokunarak ve işiterek tanıyor. İHH’nın göz hastanesine de torunu ile geliyor. Dede ameliyat sırasını beklerken torunu yanından bir türlü ayrılamıyor. Çocuk oldukça endişeli. Tuttuğu eli bırakıyor. Birazdan dedenin de torunun da hayatı değişecek. Torun henüz farkında olmadığı esaretten kurtulacak, dede yıllardır alıştığı bağımlılıktan kurtulacak, belki en önemlisi torununu ilk kez görecek. Ameliyat sonrasında dede kendine geldiğinde etrafına bakınıyor, ellerini açarak uzun bir duaya başlıyor: “Allah sizden razı olsun! Ömrünüz boyunca yardımını üzerinizden eksik etmesin! Her işinizde başarılı kılsın…”     

Sudan’da geçirdiğim üç yıl boyunca ben ve başında bulunduğum ekip körlükle mücadele ettik. İnsanların hayata tekrar bağlanışına şahit olduk. Hem duygulandık hem umutlandık. Ülkenin iklim koşulları ve altyapısının yetersiz olması nedeniyle zor zamanlar geçirdik evet. Ama ameliyat sonrasında ellerini havaya kaldırıp “Allah sizden razı olsun” diyen hastalar karşısında; ellerimize sarılarak öpmeye çalışan yaşlı dedeler, nineler karşısında bunlar çok önemsiz şeylerdi. Dünyayı kurtarmadık belki ama karanlıkta kalmış o insanların hayatının değişmesine vesile olduk.  

Хочу делать пожертвование

Делитесь с этой страницой

Как смогу помогать?

С вашими пожертвованиями сможете поддержать нас или сами сможете стать добровольцем.


ВИДЕОГАЛЕРЕЯ


ПОДОБНЫЕ МЕРОПРИЯТИЯ


ОБЪЯВЛЕНИЯ



İHH İnsani Yardım Vakfı Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan ve izin almadan yardım toplayabilen bir vakıftır.