Afrika’nın ortasındaki yeşil ülke: Kamerun
Bekir Arslan Kurban 02.11.2014

15.jpg

Kamerun eski bir sömürge ülkesi. Fransızlar ve İngilizler başta olmak üzere Avrupalılar yüzyıllar boyunca bu bölgeyi olabildiğince kullanmışlar. 1960 yılında bağımsızlık kazanılsa da sömürgenin etkisi hâlâ devam ediyor. Yabancı kültür yerel kültürün her zaman bir adım önünde. Öyle ki insanların dilinde sömürge öncesi ve sömürge sonrası karşılaştırmalarını bulmak mümkün. Ekonomik başkent Douala, siyasi başkent Yaounde. Burası Fransızların etkisinde kalırken daha batıya doğru olan bölgelerde İngilizlerin hâkimiyeti mevcut. Yoğun olarak kullanılan dil ise Fransızca. Kuzey ve doğudaki komşu ülkelerden göçüp buraya yerleşmiş Afrikalıların birçoğu da Arapça biliyor.

Sokaklarda dolaşırken insanların sakinliği göze çarpıyor. Yoğun ve karmaşık trafikte bile sükûnetlerinden taviz vermiyorlar. Belki de bu sakinliğin nedenlerinden biri ülkenin uçsuz bucaksız yeşillikler içinde olmasıdır diye düşünüyoruz. İnsanlar toprak ve yeşille iç içe. Fakat bereketi her halinden belli olan toprağı işleyebilmek için özgüvene ve çalışmaya ihtiyaçları var. Tarım alanlarının çoğunun Avrupalılara ait olduğu düşünülünce yerli halkın özgüven kazanmasının zaruri olduğu fark ediliyor. Sömürge altında yaşamak bu insanların özgüvenlerini de alıp götürmüş.

Yaklaşık 23 milyon nüfusa sahip olan Kamerun’un %70’ini Hristiyanlar, %20’sini de Müslümanlar oluşturuyor. Hristiyanların nüfusu fazla olsa da insanlar iç içe, birbirlerinden ayrışmadan yaşıyor. Kilise gördüğünüz sokakta biraz ilerlediğinizde bir mahalle mescidi ile karşılaşabiliyorsunuz. Ayrı dinlerin insanlarının burada herhangi bir problem olmadan yaşadığını gözlemleyebiliyorsunuz. Burada kavga veya savaş için bir neden yok. 

16.jpg

Müslümanların yoğun olduğu mahallelerde cami veya mescit eksikliği pek hissedilmezken, diğer bölgelerde Müslümanlar namazlarını temiz buldukları her yerde kılabiliyor. Bu kimi zaman bir dükkân girişi, kimi zaman yol kenarındaki yeşillik, kimi zaman da sokak pazarı olabiliyor. Müslümanlar burada kendi üzerlerinde herhangi bir baskı hissetmeden yaşasalar da sokaklardaki gayriahlaki görüntüler onlar için rahatsız edici düzeyde. Dindar Hristiyanların da rahatsız olduğu bu konu için devletin önlem alınmasını istiyorlar. Ancak yükü sadece devlete yüklemeyip kendileri de bilinçlendirme çalışmalarını sürdürüyorlar.

17.jpg

Hayatlarına sakince devam eden Kamerunlular için Kurban Bayramı âdeta şenlik havasında geçiyor. Özellikle birinci günü namaz için yola çıkan Müslümanlar en güzel elbiselerini giymekle kalmıyor, çocuklarını da yanlarına alıp şehrin en büyük camilerini renk cümbüşü haline getiriyorlar. Tekbirler eşliğinde dolup taşan avlular, babalarının yanında yaramazlık yapıp oyunlar oynayan çocuklar, namaz sonrası kucaklaşıp bayramlaşan büyükler, dönüşte aileleri için hediye alan genç delikanlılar, her biri ayrı güzellikteki gelenekler, Kamerun Müslümanlarının hayatlarına renk katarak yaşanmaya devam ediyor. Namaz sonrası evlerine dönen Müslümanlardan hali vakti yerinde olanlar kurbanlarını keserken, bayramlaşmak için evlerinden çıkan aileler sokakları dolduruyor. Bir sokakta bayram sevinci ile kucaklaşmalar yaşanırken hemen yan sokakta Müslüman olmayanlar normal bir gün yaşıyor. Kamerun böyle bir ülke.

Afrika’nın ortasındaki bu yeşil ülke, komşusu için de bir sığınma merkezi. Doğusunda yer alan Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaşanan katliamlardan kaçan, evlerinden ayrılmak zorunda kalıp sınırdaki kamplarda hayatlarını zorluklar içinde devam ettiren Müslümanlar, Kamerun gibi komşu ülkelerden yardım bekliyor. Zaman zaman ülke içerisinde toplanan yardımlar kuzeydeki mültecilere gönderiliyor. İHH başta olmak üzere çeşitli yardım kuruluşlarıyla birlikte Türkiye Büyükelçiliği de mültecilere destek olmaya devam ediyor.
Kamerun, sağlanacak her türlü katkıya açık bir ülke. Özellikle Avrupalıların bıraktığı ve zihinlerinde yer etmiş olan olumsuz beyaz tenli algısını kırmak için Türkiye’ye büyük iş düşüyor. Afrika için Kamerun bir umut kapısı. Gönlümüzün ülkeleri gibi yeşermesi için onlara, onların da samimi niyetlerle kapılarını çalan misafirlere ihtiyacı var.