Açe, Arakanlı Mültecilere kucak açtı
Myanmar'daki dikta yönetiminden kaçan Rohingyalı Müslümanlar sığınacak ülke arıyor. Yüzlerce Müslüman mülteci Endonezya'nın Açe bölgesine sığındı.
Bangladeş, Endonezya, Güney Asya, Myanmar, Tayland 10.02.2009

2008 yılının son günleri, Güneydoğu Asya’daki Müslüman azınlıkların yaşadıklara yeni bir drama tanıklık etti. Güneydoğu Asya ülkelerinden diktatörlükle yönetilen Myanmar’da yaşayan bir grup Müslüman, ülkede yaşanan baskı ve zülumden kaçmak amacıyla batı sahillerinden Bengal Körfezin’e açıldı. Sayıları bin civarında olduğu düşünülen mülteciler dört veya beş tekne ile okyanusa açıldıktan sonra Bangel sahillerine ulaştılar. Burada insan tüccarlarının ağına yakalanmaktansa özgürlük umuduyla yeniden denize açılarak Tayland’ın güney sahillerine çıktılar. Kota Ranong limanında Tayland sahil güvenlik birimlerince tutuklanan mülteciler, aynı zamanda, insanlık dışı muamelelere tabi tutuldular. Grup içerisinde sakallı olanlar sakallarının yakılmasıyla tehdit edildi ve alaya maruz kaldılar. Zaten ülkenin güneyinde Patanili Müslümanlarla silahlı mücadele içerisinde olan Tayland yönetimi Myanmarlı müslümanları ülkeye kabul etmedi. Mülteciler, yanlarına erzak dahi verilmeden yeniden okyanus sularında yalnızlığa terk edildi.

Okyanus sularında yollarını kaybeden teknelerden biri, 193 mülteci ile birlikte, yaklaşık bir ay boyunca okyanus dalgalarında hayatta kalma mücadelesi veren mülteciler nihayetinde Endonezya Cumhuriyeti Açe Eyaleti’ne bağlı Weh Adası’nın Sabang limanına ulaştı. Geri kalanların akibeti ise bilinmemekle birlikte, içinde bulundukları teknelerin, bölgede yaşanan yoğun muson yağmurları ve fırtına nedeniyle okyanus sularına gömüldüğü tahmin ediliyor. Susuzluk ve açlık nedeniyle okyanusta ölümün eşiğinden dönen mültecilere yardım elini Açeli yetkililer uzattı. İlk günden itibaren başta Sabang Belediyesi olmak üzere Açe Valiliği ve Uluslararası Mülteciler Organizasyozu (IOM) gibi uluslararası STK’lar, mülteci konumundaki Myanmar’lı Müslümanlara yardım eli uzattı. Uzun süre aç ve susuz kalmaları sonucu ölümle yüzyüze gelen mülteciler, sağlık kontrolünden geçirildi; durumları ağır olanlar ise hastaneye kaldırıldı.

Endonezya resmi makamlarının ve Açe’de faaliyet gösteren uluslararası kuruluşların yardımları ile yeniden dünyaya bir umutla bağlanan Arakanlı Müslümanlar gazetecilerle görüştürülmüyor. Resmi makamlarca yapılan mülakatlardan basına sızan bilgiler ışığında, ülkelerindeki askeri dikta rejiminden korkularından Myanmara geri dönmek istemediklerini belirttiler. Haftalar boyu okyanus dalgaları ile mücadele ettikten sonra Sabang limanında karaya çıkan mültecilerin tamamı erkek. Öte yandan, Myanmarlı resmi makamlar bu gelişme üzerine yaptığı açıklamada, Endonezya’da karaya çıkan mültecilerin Myanmar vatandaşı olmadığını açıkladı. Yeni Mülteci Akını Geleneksel balıkçı teknesi ile yola çıkan ve yine Açe'ye ulaşan 220 kişilik ikinci bir Myammarlı Müslüman gruptan 22’si ise yolda hayatını kaybetti. Aralarında bir Bangaldeşlinin ve Taylandlıların da bulunduğu mülteciler Açe Eyaleti’nin Kuzey bölgesindeki İdi Kasabası’nda Endonezya Deniz Kuvvetleri’ne bağlı tesislerde konuk ediliyor. 21 gün boyunca okyanusta dalgalara karşı hayatta kalma mücadelesi veren mültecilerden 22’si açlık ve susuzluk nedeniyle hayatını kaybederek cesetleri denize atıldı. Endonezya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ikinci grupla ilgili araştırmaların başlatıldığını belirtti. İdi’li yerli halk, Müslüman mültecilere yardım elini uzatmakda gecikmedi. Mülteci olmanın acısını uzun yıllar yaşamış olan Açeliler, müslüman kardeşleri ile yemeklerini, giyeceklerini paylaşıyorlar.

Rahmat adında ve 37 yaşındaki bir mültecinin verdiği bilgiye gore, Tayland ordusu, sayıları 1200’ü bulan mültecileri ıssız bir adada topladığını ve işkenceye maruz bıraktığını dile getirdi.

Endonezya’dan Tepkiler Endonezya Dışişleri Bakanlığı yetkilileri mültecilerle ilgili nihai kararını vermemekle birlikte, mültecilerin belgelerinin olmaması nedeniyle kısa bir süre sonra Endonezya topraklarından sınır dışı edilecekleri uyarısı yapıldı. Son birkaç aydır Güneydoğu Asya’yı saran Arakanlı Müslüman mülteciler sorunu, Bali Süreci adı verilen forumda masaya yatırılacak. Öte yandan, Endonezya’nın ikinci en büyük cemaati olan Muhammediyye başkanı Din Syamsuddin, Endonezya hükümetinin Myanmarlı Müslümanların sorununun, bu ay sonunda yapılacak ASEAN rizvesine taşıyarak çözüme kalıcı bir sorun bulunması gerektiğini ileri sürdü. Din Syamsuddin, yaptığı açıklamada, şayet Endonezya hükümeti gerekli yardımı yapmaması halinde, Muhammediyye organizasyonu olarak Myanmarlı Müslümanlarla yakından ilgilenebileceklerini dile getirdi.

Uluslararası Örgütler Yakın Takipte

Merkezi New York’ta bulunan Human Rights Watch yetkililerinden Bred Adams, Rohingyalı Müslümanların bu durumda kalmalarının temelinde Myanmar yönetiminin yaklaşımı olduğunu dile getirdiler.

Rohingya’nın Kısa Geçmişi

Rohingya etnik kimliği taşıyan Müslümanlar aslen Bangel, Burma ve Çin kökenli bir geçmişe sahip. Yedinci yüzyıldan başlayarak bugüne kadar, Myanmar’ın batısında Arakan adı verilen ve 14.200 mil uzunluğundaki sahil şeridinde yaşayan Rohingyalıların bugünkü toplam nüfusu 800.000. Myanmar’da bir azınlık olarak yaşayan Rohingyalılar, ordu diktatörlüğünün hakim olduğu Myanmar’da bir azınlık grubu olarak dahi tanınmıyorlar. Dikta yönetim tarafından büyük siyasi ve dini baskı altında yaşayan Rohingyalıların ibadet yapmalarına izin verilmediği gibi, Müslümanların kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim yakılıyor ve dini okullar yıkılarak ortadan kaldırılıyor.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ‘İnsanlık’ Çağrısı Endonezya’nın Açe Eyaleti’ne sığınan Arakanlı Müslümanlarla ilgili olarak İslam dünyasından yükselen tek ciddi ses İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu oldu. İhsanoğlu, Aralık ayının sonlarında yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, Myanmar’daki askeri dikta rejiminden kaçan Arakanlı Müslümanları ülkeye kabul etmeyen Taylandlı yetkilileri eleştirerek ve BM tarafından 1951 yılında karara bağlanan Mülteciler Statüsü’ne atıfta bulunarak Tay yönetiminin gereken hassasiyeti göstermediğini dile getirdi. İhsanoğlu, açıklamasında BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNHCR) çağrıda bulunarak, Arakanlı Müslümanların maruz kaldıkları insanlık dışı uygulama ile ilgili olarak bağımsız bir araştırma ekibinin oluşturulması ve söz konusu mültecilere gerekli yardımın yapılması talebinde bulundu.

İlgili haberler
Tümünü gör
Afgan ailelere insani yardım
Afgan ailelere insani yardım
İHH İnsani Yardım Vakfı, Afganistan’ın başkenti Kabil'e bağlı Haırhane bölgesinde yaşayan ihtiyaç sahibi 50 aileye kumanya dağıtımı gerçekleştirdi.
19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü
19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü
Azim ve fedakarlıkları ile dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışan, bu uğurda hayatını kaybeden, yaralanan tüm insani yardım çalışanlarının 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü’nü kutluyoruz.
Kosova’dan İHH’ya teşekkür
Kosova’dan İHH’ya teşekkür
Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) Savaş Gazileri Derneği, Kosova’ya verilen destekten dolayı İHH’ya teşekkür belgesi verdi.