Çorum’da çok özel bir Mavi Marmara gecesi
İHH’nın dünyada sürdürdüğü çalışmalar, Mavi Marmara, Suriye direnişi konuşuldu.
Türkiye 01.06.2012

Çorum’da düzenlenen Mavi Marmara Gecesi Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Meali ile başladı. Programın açılış konuşmasını İHH İnsani Yardım Vakfı Gönüllüsü ve Çorum İmam Hatip Lisesi Talebesi Sümeyye Sena Özkabakçı yaptı. Şiir ve Ali Şeriati’nin mektubunun okunması ile devam etti. Sunuculuğunu Mustafa Akbaba’nın yaptığı gecede sinevizyon gösterimi ve İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım’la telefonla bağlantısı kuruldu ve misafirlere kısa bir selamlama konuşması yaptı.

Gazeteci Yazar Ahmet Varol ve Mavi Marmara Aktivisti Selim Özkabakçı’nın sunumlarının ardından soru cevap bölümü ile program sona erdi.

BÜLENT YILDIRIM: ARAP BAHARI İSLAMİ UYANIŞTIR

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım telefonla misafirlere yaptığı selamlama konuşmasında Mavi Marmara’yı anma etkinliklerinin tüm illerde düzenlendiğini; filoya katılan farklı din ve uyruklulardaki kişilerin ülkelerinde de benzer etkinlikler düzenlendiğini belirtti. Yıldırım; Arap Baharı ile ilgili değerlendirmesinde ise “Şu an Arap baharı diye tanımlanan olayları bizler İslami uyanış olarak görüyoruz” dedi. Yıldırım, konuşmasını dualarla tamamladı.

İHH, HAYIR KÖPRÜSÜ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

İHH Çorum Gönüllüsü, Çorum İmam Hatip Lisesi Talebesi Sümeyye Sena Özkabakçı, konuşmasında; İHH’nın Gazze konvoyu ve Mavi Marmara Filosu ile tarihe geçecek hayırlara imza attığını; yetim çalışmaları, katarakt ameliyatları, su kuyuları, acil yardım çalışmaları gibi birçok konuda dünyadaki Müslümanlar arasında hayır köprüsü olmaya devam ettiğini kaydetti.

Özkabakçı şöyle devam etti:

Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Allah’ın derdi ile dertlenenlerin, Allah özel dertlerini satın alır. Allah’ın derdi ile dertlenmeyenleri Allah, özel dertleriyle baş başa bırakır.“ Allah’ın Resulü bizlerin neler yapması gerektiğini en güzel şekilde ifade ediyor. Allah’ın derdi, elbette Müslümanların derdidir. Eğer, bu dertlere kulak tıkarsak kendi derdimizde boğulacağımızı, hayatımızı boş şeylerle tamamlayacağımızı söylüyor. Bu işler yalnız yapılamayacak kadar büyük işlerdir. Bundan dolayı birbirimize destek olmak zorundayız. Müslümanlara, büyük görevler düştüğünün farkındayız. Hayatın, menfaat ile ölçüldüğü bu çağda, Allah Rızasını iyi öğrenmeliyiz. Hayatımızı Allah Rızası ile ölçmeliyiz. Allah Rızası ne demektir? Allah’ın nelere rızası vardır, nelere rızası yoktur? Hayatın sırrı da burada değil mi? Allah’ın rızası için hareket etmek... Hayatımızı onun rızasına endekslemek… Yalnızca, ondan istemek ve yalnız ona ibadet etmek… Yalnızca onun rızası için çalışmak…

Mavi Marmara, Allah Rızası için yola çıkmış, Müslümanların derdini dert edindikleri için, Gazze’ye doğru yol almıştır. Şehitler, Allah Rızası için şehit olmuş, gaziler, Allah Rızası için yaralanmış, gemideki tüm yolcular, Allah Rızası için yollara düşmüştür. Gemi, Gazze’ye ulaşamasa da üzerine düşeni yapmış ve Siyonist İsrail’in maskesini düşürmüştür. Dünya bir kez daha bu katillerin gerçek yüzünü görmüştür. Biz, özgür Filistin’de, Müslümanların ilk kıblesi, Mescidi Aksa’da, namaz kılacağımız günlerin geleceğini biliyoruz.

Allah’ın izniyle, diktatör Firavunlar, bir bir yıkılmaya başladı. Bu durum, emperyalistlerin iştahını kabartmaktadır. Zalimler, yeni gelişmelerden yararlanıp, buraları yeni sömürgeler yapmak için, hesaplar yapmaktalar. Ancak biz, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın da bir hesabı olduğunu, onların hilelerini başlarına geçireceğine inanıyoruz.

Mavi Marmara olayıyla biz, İsrail’in sapıklığını ve zulmünü tüm dünyaya gösterdik. Ben, Mavi Marmara’nın amacına ulaştığına inanıyorum. Mavi Marmara ile birlikte, Gazze ablukasını tüm dünyanın gündemine getirdik. Filistin’deki olayların gerçek yüzünü ortaya çıkardık. Gazze’deki halkın acısını herkes gördü. Elbette bu durum Filistin halkına moral olmuştur. Elbette, artık Gazze daha umutlu ve daha cesaretlidir.

Şu sıralar tüm filo katılımcıları, kendi şehirlerinden davalar açmaya hazırlanıyor ve ben de nasip olursa, Çorum’dan İsrail’e dava açmayı düşünüyorum. İnşallah, bu davalar kabul edilir ve İsrail mahkûm olur. Böylece, katiller ceza yedikleri ülkelerde, ellerini kollarını sallayıp gezemesinler.

Tazminata muhtaç değiliz biz. Biz, bu harekete katılırken, bu sonuçlara hazırdık. Hacca giderken yaptığımız gibi, borçlarımızı ödeyip, helallik alıp, öyle yola çıkmıştık. Şunu demek istiyorum: İsrail mahkûm olsun ve alçaklığın bedeli ödensin. İstediğim bu.

MAVİ MARMARA’NIN ARAP DEVRİMLERİNE İVME KATTI

Gazeteci –Yazar Ahmet Varol’un konuşmasında öne çıkanlar:

Mavi Marmara bize ölümün soğuk yüzünü gösterdi, şehitlerimizin gülen yüzünü gördüğümüzde ise şehadetin gülen yüzünü görmüş olduk. İsrail bizi sorgulamaya başladığında İsrail’e ilk defa mı geldiğimizi sordular. Ben İsrail’e hiç gelmedim, şu anda da İsrail de değilim dediğimde çok sinirlenerek gitti. Oysa bana Türk konsolosluğundan geldiğini söylemişti ve bize yardım edecekti.

Bu zamana kadar çok yolculuk yaptım ama bu iki yolculuk kadar yolculuk yapmadım. Tüm zorluklara rağmen en tatlı yolculuktu bunlar Gazze Araç Konvoyu ve Mavi Marmara yolculukları idi. Bugünlerde kıymetli anma günlerini yaşıyoruz. Bunlardan biri Nakbe’dir. Anlamı yeni felaket demektir.14.05.1948 tarihinde Siyonist terör örgütleri (bu tanım uluslar arası polis kayıtlarında o zaman böyle geçiyordu) bir deklarasyon yayınlayarak İsrail adı altında bir devlet kurduklarını açıkladılar. O zaman Birleşmiş Milletler kaynaklarında da bunlar terör örgütü olarak geçiyordu. Bu teröristlerin kurduğu İsrail devletini ABD tanıdı. Bu Taliban’ın Afganistan’ın bir bölümünde bir devlet kurup da dünyanın beklenen tavrını kıyasladığımızda ne demek olduğu daha net anlaşılır.

Uluslararası hukuka göre de özel mülke müdahale edilemez. Buradan hareketle Siyonist İsrail Filistinlilerin topraklarını işgal ederek yurtlarından çıkarmıştır. İsrail işgalcidir. İsrail propagandasında Filistinlilerin topraklarını sattıklarını söylemiştir. Oysa İsrail topraklarının %95 inin sahipsiz toprakların istimlâk ile İsrail’e mal etmiştir. İsrail 250 dönüm arazi satın almıştır. Bunları satanlarda Filistinli değil Ürdünlüydü. Diğer bir propagandaları ise halksız vatana halk vatansız halka vatan bulduk şeklinde idi. Yani İsrail’in elinde tuttuğu toprakların boş arazi olduğunu iddia etmiştir.

Suriye meselesine gelince bilindiği gibi Arap ülkelerinde zalime karşı başkaldırı başladı. Ben araç konvoyunun ve Mavi Marmara’nın Arap gençlerinin harekete geçmelerine ivme kattığına inanıyorum. Baba Hafız Esed büyük oğlunun cumhurbaşkanlığına hazırlamıştı, o trafik kazasında ölünce Beşşar Esed’ı getirmek zorunda kaldı, fakat anayasada cumhurbaşkanlığı için 40 yaş sınırı vardı. Esad 34 yaşında idi. Meclis toplanıp alt yaş sınırını 34 yaşa çekti ve Beşşar cumhurbaşkanı oldu.

Mavi Marmara olayını merak eden Beyrut’ta ki Ermeniler, Dürziler, Müslümanlar katılmış olduğum konferans ile meraklarını giderdiler. Arap ülkelerindeki ayaklanmalarda İsrail ve ABD elbette rahatsızdır. Dolayısıyla bu ayaklanmaların arkasında İsrail ve ABD vardır, komplo teorileri geçersizdir.

ABD’den önce Suriye’deki sosyal olayı örmek gerekir. Suriye’de tam anlamıyla bir zulüm vardır. Mısır’da “ben Müslüman Kardeşler cemaatindenim” denebiliyordu. Suriye’de bunu söylemenin cezası ölümdür. (Anayasa 49. madde) Bu sosyal gerçeklerdir ki Suriye halkını ayaklandırmıştır. Zulüm hiçbir gerekçe ile meşrulaştırılamaz, Suriye’nin stratejik konumu nedeni ile oradaki zulme göz yumamayız. Filistin için öneminden dolayı Suriye halkına yapılan zulme göz yummak Filistin davasını saptırmak olur. Ayrıca Baas rejimi gidip direnişçiler hükümet olunca Filistin’e karşı cephe alacakları konusunda bir delilimiz yoktur. Dolayısıyla Suriye konusunu iyi okumalıyız. Bir tarafta Baas zulmü diğer tarafta camilerden başlayan hareket vardır, cihat vardır. Suriye’de insanların gözleri önünde eşine tecavüz edilmektedir. İnsanlara küfür sözü söyletilmeye “Beşşar’dan başka ilah yoktur” söyletilmeye çalışılmaktadır. Ben Suriye olaylarından önce yaptığım Suriye ziyaretimde halkın imanına şahit olmuşumdur. Özgürlük hakkını isteyen insanın yanında olmak bizim imanımızın gereğidir. ABD ve NATO’nun Suriye’ye müdahale düşüncesi de yoktur.

 

İlgili haberler
Tümünü gör
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
Kastamonu, Çankırı ve Eskişehir İHH İnsani Yardım Dernekleri tarafından, ihtiyaç sahibi aileler için mobilya dağıtımı yapıldı.
Engel tanımayan bir hikaye
Engel tanımayan bir hikaye
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Konya'nın Doğanhisar ilçesinde yaşayan Sevgi Akyıl, 20 yıldır yaptığı hayır çalışmaları ve yaşantısıyla insanlara örnek oluyor.
571 yetim ona emanet
571 yetim ona emanet
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Amasyalı Öğretmen Muhammet Yavuz Çintaş, tek başına 571 yetimin sponsorluğunun üstlenilmesine vesile oldu.