Dünyaca ünlü hukukçulardan UCM'ye sert uyarı
Milošević’i yargılatan avukat Sir Geoffrey Nice QC, bugün Mavi Marmara mağdurlarının Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde avukatlığını yapacağını açıkladı.
Türkiye 21.05.2014

31 Mayıs 2010’da İsrail Savunma Güçleri uluslararası sulardaki yardım gemisi filosuna önceden planlanmış bir saldırıda bulundu. Farklı milletlerden yolcular taşıyan 6 gemiden oluşan filo Gaza Özgürlük Filosu ortak adıyla ilaç, tamir ekipmanı ve çocuklar için oyuncaklardan oluşan insani yardımı ulaştırmayı ümit ettikleri Gazze’ye doğru yol alıyordu. Bu sayede uluslararası insani yardım kamuoyunun büyük çoğunluğu bilim adamları ve hukukçular tarafından hukuksuz kabul edilen deniz ablukasını yarmış olacaklardı.

31 Mayıs 2010 günü sabah saat 04:00 sularında İsrail Savunma Güçleri gemilere bir saldırı başlattı. Bu saldırı Mavi Marmara gemisinde bulunan 9 yolcunun ölümü ve onlarcasının yaralanmasıyla sonuçlandı. Gemiye çıkarma yapıldı, ele geçirildi ve Ashdod’a götürüldü. Burada İsrail Savunma güçleri tutukladıkları yolcuları sorguladı, aşağıladı ve bazılarına işkence yaptı. İsrail tarafından tutukluyken yolculara hukuki müvekkilleriyle veya ilgili büyükelçilikleriyle görüşme ve aileleriyle iletişim kurma hakkı verilmedi.

İsrail makamları gemilerin silah ve cephane taşıdığını iddia etti. Bu iddianın mesnedinin olmadığı şimdiye dek görülmüştür. Ayrıca gemide uygulanan şiddetin insani yardım gönüllüsü yolcuların saldırılarına karşı nefsi müdafaa olduğunu iddia ettiler. Böyle bir iddia BM komisyonu raporuna göre neden helikopterlerden ateş açıldığını veya neden yolcuların çektiği bütün fotoğraf ve video kayıtlarına el konulduğu ve İsrail askerlerinin saldırısı sırasında gemiden canlı yayın akışının bloke edildiğini açıklamıyor.

Bu saldırı pek çok insanı eşsiz, babasız ve oğulsuz bıraktı. Diğerlerine asla iyileşmeyecek fiziksel yaralar açtı, öyle ki yolculardan biri halen komada. Ve hepsinde bu travmanın psikolojik yaraları kaldı.

Mavi Marmara mağdurları bu önceden planlanmış saldırının makul bir güç kullanımının çok ötesine geçtiğini ileri sürüyor. Saldırı bir savaş suçu ve/veya insanlık suçu olarak yargılanabilir ve böyle suçları işleyenler hesap vermelidir.

Mayıs 2013’te Mavi Marmara’nın bayrağını taşıdığı Komor Adaları adına Uluslararası Ceza Mahkemesine soruşturma başlatması için dilekçe verildi. Dilekçe başvuru tarihinden bu yana bir yıl geçmesine rağmen Uluslararası Ceza Mahkemesi başsavcısı halen soruşturma başlatılacağına dair bir karar vermedi.

Şimdi Londra’dan bir grup avukat Uluslararası Ceza Mahkemesi yoluyla Mavi Marmara mağdurları için adaletin peşinde olan Türkiye’deki ve Hollanda’daki meslektaşlarına katılıyor.

 

Prof. Sir Geoffrey Nice QC Mavi Marmara davasının avukatlığını yapacak

İngiltere menşeli hukukçu ekibin başında ünlü insan hakları davaları avukatları ve savaş suçlarıyla suçlanan eski Sırp devlet başkanı Slobodan Miloşeviç’in yargılanması konusunda oynadığı etkin rolle tanınan Prof. Sir Geoffrey Nice QC bulunuyor. Kendisi 43 yıllık avukatlık kariyeri sırasında Kenya hükümetini temsil etmiş ve diğer Afrika devletlerinin haklarını savunmuş; Suriye meselesinde Katar’a danışmanlık yapmış; Burma, İran ve Kuzey Kore’de ağır şiddete maruz kalan mağdurların gönüllü avukatlığını üstlenmiştir. Sıkça radyo ve televizyon programlarına uzman kişi olarak katılan Geoffrey aynı zamanda İngiltere yüksek ceza mahkemesinin yargıçlarından.

Rodney Dixon QC uluslararası hukuk ve insan hakları konusunda uzman bir dava avukatı ve tüm uluslararası mahkemeler nezdinde danışmanlık statüsü bulunuyor. Hükümetlerin ve Sudan, Kenya, Libya ve Mısır’da şahısların avukatlığını yaptı. Eski Mısır devlet başkanı Muhammed Mursi’nin ve eski Kosova devlet başkanının vekilliğini yaptı. Uluslararası hukuk uygulamaları konusunda ana kaynak gösterilen bir kitabın yazarlarından biri. İngiltere’de dava avukatları için en yüksek pozisyon olan Kraliçe Konseyine mesleğinde sadece 14 yıl geçirdikten sonra seçildi.

 

Davaya müdahil avukat Paul Mylvaganam

Paul Mylvaganam, hukukçu kadrosunun kilit isimlerinden biri olup 21 yılı aşkın süredir uluslararası hukuk icra eden bir dava avukatı. Çok sayıda hükümet, kurum ve şahsın danışmanlığını ve vekilliğini yaptı. Halen görülmekte olan ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nı de içine alan uluslararası yolsuzluk davası, Yemek için Petrol, Irak davası ve 2005 Londra Bombalaması gibi pek çok ünlü davaya müdahil avukat olarak katıldı.


UCM’ye çağrı

Hukukçu ekibi bu aybaşında Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı ile yaptıkları görüşme sırasında bu meselenin yeni tartışmaların sebebi olabileceği olduğu konusunda uyarıldılar.

Avukatları aracılığıyla mağdurlar ihtilafın Uluslararası Ceza Mahkemesinin uluslararası kamuoyu tarafından kendisine adaleti tesis etmesi için verilen vazifeden kaçınması için sebep teşkil etmeyeceğini savunuyor ki bu durumda bu vazife başsavcının Mavi Marmara’da meydana gelen olaylarla ilgili kapsamlı soruşturma başlatmasını gerektirir.

Başsavcılık Uluslararası Ceza Mahkemesinin bu başvuru için yargı alanı ve geçerliliği konusunda endişelerini dile getirdi ve hukukçu ekip başsavcının doğru kararı verebilmesi için kendisine daha fazla kanıt sunarak yardımcı olmaktan çekinmediler.

Mağdurlar bu özel durumda kapsamlı ve düzgün bir soruşturmanın olması gerektiği ve bu suçları işleyen ve işlenmesinde dâhil olan herkesin hesap vermesi gerektiği ve filo yolcularının ölümü veya zarar görmesine karışan hiç kimsenin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde geçerli hukukun üstünlüğünden kaçamayacağını ileri sürüyor.

İddialar özellikle de sürmekte olan uzun vadeli silahlı çatışma ve Gazze’deki insani krizle bağlantılı olarak ele alındığında Uluslararası Ceza mahkemesinin dikkatini çekecek kadar ciddi. Avukatların teslim ettiği evraklar bir kaç hafta içinde çıkması gerektiği düşünülen kararın gecikmesine sebep olmamalı.

Bu meseleyle ilgili soruşturma başlatıp başlatmama kararı Uluslararası Ceza Mahkemesi için bir test olabilir. Bununla mahkemenin ceza hukukunda uluslararası bir mahkeme olup olmadığını göstereceği ileri sürülüyor. Karar verirken başsavcı bazı zor sorulara cevap vermek zorunda kalacak: savcılık ve savcının kendi ifadesiyle bu “sansasyonel” ve zor meseleyi ele almak cesaretini göstereceğini umuyoruz. İsrail’i içine alan bir meselenin şartlarını inceletmemenin savcılık ve savcının görevlerinin yerine getirmede fazla temkinli davrandığını göstereceği ileri sürülüyor.
 

İlgili haberler
Tümünü gör
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
Kastamonu, Çankırı ve Eskişehir İHH İnsani Yardım Dernekleri tarafından, ihtiyaç sahibi aileler için mobilya dağıtımı yapıldı.
Engel tanımayan bir hikaye
Engel tanımayan bir hikaye
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Konya'nın Doğanhisar ilçesinde yaşayan Sevgi Akyıl, 20 yıldır yaptığı hayır çalışmaları ve yaşantısıyla insanlara örnek oluyor.
571 yetim ona emanet
571 yetim ona emanet
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Amasyalı Öğretmen Muhammet Yavuz Çintaş, tek başına 571 yetimin sponsorluğunun üstlenilmesine vesile oldu.