Gazze’de 8 yıldır abluka ve ambargo devam ediyor
İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), İsrail'in Mavi Marmara gemisine gerçekleştirdiği saldırının 5. yılı dolayısıyla düzenlenen "Özgür Kudüs Yürüyüşü" öncesi bir basın açıklaması yaptı.
Filistin, Filistin - Gazze 30.05.2015

İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), İsrail'in Mavi Marmara gemisine gerçekleştirdiği saldırının beşinci yılı dolayısıyla düzenlenen  "Özgür Kudüs Yürüyüşü" öncesi bir basın açıklaması yaptı.

Yürüyüş öncesinde İHH Genel merkezi'nde yapılan basın açıklamasına, İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Mavi Marmara şehitlerinin aileleri ve gemi yolcuları katıldı. Yıldırım, gerçekleştirdiği konuşmasında, Gazze'de sekiz yıldır abluka ve ambargonun devam ettiğini söyledi.

Yahudiler Siyonizmden kurtulmak istiyor

Tüm vatandaşları 31 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek yürüyüşe davet eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu soykırıma bütün dünya sessiz kalmıştır. İsrail, bütün dünyayı parasıyla satın alacağına inanan bir terör örgütüdür. 'İsrail 'Siz istediğiniz kadar konvoylar düzenleyin, ben dünyayı gücümle dizayn ediyorum' diyor. Ama yanıldı. Beş yıldır Türkiye'ye bakıyor. Gazze'ye giden filonun etkisi ne zaman bitecek diye. Anlık takip ediyorlar. Buradaki konuşmamı da takip ediyorlar. Siyonizm Hitler'in bir çocuğudur. Bunlar katildir ve soykırımcıdır. Yahudiler dahi siyonizmden kurtulmak için yaka silkiyor. Sonları yaklaştı. Bunun göstergesi 31 Mayıs yürüyüşümüz olacak. Fevzipaşa Caddesi'ni öyle bir dolduralım ki Edirnekapı'ya yürünemesin. 31 Mayıs Mavi Marmara ve Kudüs yürüyüşüdür. Mavi Marmara Gazze'ye ulaşmamıştır ama bütün limanlara ulaşmıştır. Karadan yürüyüşünü devam ettiriyor. Sağcı, solcu, İslamcı, Kemalist, vicdan sahibi herkese sesleniyorum. İnsanların öyle bir araya gelsin, o fotoğraf İsrail'in Hitler vari yöneticilerine korku salsın. Bombaladıkları Filistin kız çocuğu nasıl korkuyorsa onlar da korksun”.

Yıldırım, İsrail'in işgal ettiği topraklardan hiçbir şart ileri sürmeden geri çekilmesi gerektiğini belirterek, "İsrail'in Filistin üzerinde hiç bir hakkı yoktur. Mavi Marmara vurulduğu günden itibaren Filistin'de iki devlet olmalı görüşü de ortadan kalkmıştır. Sivil insanları canlı yayında katlettiği zaman böyle bir katile devleti meşru görürseniz, dünyada adaleti öldürürsünüz. Katilin, soykırımcının, çocuk katilini devleti olabilir mi? Masum insanları yok eden Hitlerle, masum insanları yok Netanyahu, Liberman'ın ne farkı var? Tüm bunlara rağmen 'Türkiye ile ilişiklerimiz normalleşsin' diyeceksiniz. Biz buna izin vermeyiz. Türkiye'nin adının katillerle yan yana yazılmaması için sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi.

İsrail davalardan vazgeçmemiz için para teklif ediyor

İsrail'in davalardan vazgeçmeleri için kendilerine para teklif ettiğini, kendisini ve ailesini tehdit ettiğini ifade eden Yıldırım, Gazze’deki, Filistin’deki bir kız çocuğunun göz yaşının o paradan daha değerli olduğunu ve abluka kalkmadan asla davalarından vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Yıldırım, 31 Mayıs'taki yürüyüşe katılım göstermeleri için tüm sivil toplum kuruluşlarına, tarikatlara, partilere ve vatandaşlara çağrıda bulunarak "İsrail nsanların Mavi Marmara’yı yalnız bırakmasını bekliyor. Türkiye'de Akdeniz'de çıkacak doğalgaza ortaklık teklif ediyor. Buna ram olan insanlar var. Bu teklifi bize de yaptı. Abluka kalkmadan bu çocuk katilleriyle bir anlaşma yapılamaz. Bizim arkamızda halk kitlesi var. Bütün dünya halkları bizimle beraber. Yeni gemiler gidiyor. İsraille bir takım işbirliği içinde olanları uyarıyorum. Gücümüz yerinde. Mavi Marmara konusunda bu haklın yüzde 97,4 desteğini almışız. Türkiye'de hiçbir konuda halk böyle bir konuda anlaşamamış. Bu gün geldiğimiz nokta Türkiye tüm mazlumların koruyucusu konumunda. Eğer siyonizm bizimle masaya oturup bizimle anlaşmak yapmamızı isterse bir çok şeyimizi kaybederiz. Doğu Akdeniz'deki gazın çıkarılması ve Avrupa'ya akıtılmasının tek yolu Türkiye üzerinden geçmesidir. O nedenle İsrail normalleşme istiyorsa önce ablukayı kaldıracak. Türkiye'nin elinde büyük bir güç var. Türkiye doğalgaz kartını iyi kullanacak. Türkiye'ye anlaşmadığı müddetçe Ortadoğu’da gittikçe yalnızlaşacak. İsrail gittikçe yalnızlaşıyor"

Türkiye’deki derin yapılar açığa çıkıyor

Elindeki belgeyi basın mensuplarına gösteren ve Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan insan hakları raporunda kendilerinin yüzde 100 haklı görüldüğünü vurgulayan Yıldırım, şunları ifade etti:

"Birleşmiş Milletler’den çıkan rapor bu cezanın tescili idi. Fakat Türkiye'de bir takım derinler harekete geçti, bitmiş olan maçı uzattı. Palmer adında sahtekar bir komisyon kuruldu. Bunu kabul etmediğimizi BM'ye ve Dışişleri Bakanlığı'na dilekçeyle ilettik. Birileri Türkiye'yi bu Palmer komisyonuna götürdü. Komisyonun 4 üyesinden üçü geçmişte İsrail'in sözcülüğünü yapan insanlar. Palmer komisyonu buyük bir ihanetle, ablukanın İsrail'in hakkı olduğunu söyledi. Feridun Sinirlioğlu Abdullah Gül'e, Recep Tayyip Erdoğan'a, Ahmet Davutoğlu'na rağmen Dışişleri sayfasında bir şey yayınladı. Bu belge halen orada var. Bu ülkeyi kim yönetiyor, hangi vesayet altındayız. Dünyada one minute zihniyetini silmeye çalışıyorlar. Ama darbeyi nereden yiyoruz. Dışişlerinin sitesinde hiçbir siyasinin, devlet başkanın, başbakanın kabul etmediği Palmer komisyonuna atıfta bulunuyor Feridun Sinirliğioğlu. Atıfta bulunarak bize cevap veriyor. Birleşmiş Milletler'de kabul etmediğimiz bu belgeyi kabul eden bu zihniyeti sorguluyorum. Uluslararası Ceza Mahkemesi bilgi ve belge istiyor Türkiye'den. Bilgi ve belgeleri Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne göndermiyor."

Mavi Marmara yolcuları ve şehit aileleri duygularını ifade etti

Mavi Marmara yolcularından Mustafa Tuna, siyonist zalimlerin sadece Müslümanlara değil insanlığa zulmettiğini söyledi. Mahkemenin kırmızı bültenle arama çıkarttığını, ancak bu arama emrinin İnterpol'e yollanmasının Türkiye'deki bazı bürokratlar tarafından iletilmediğini söyledi.

Saldırıda şehit olan Fahri Yaldız'ın annesi Zeliha Yaldız ise, açtıkları davaları devam ettirmek istediklerini kaydetti. Şehit kanlarının yerde kalmayacağının belirten Yaldız, "Bu kanlar İsrail'e kalmaz. Allah'a bırakmışız işi. Bunların intikamını Allah alsın" dedi.

Fahri Yaldız'ın oğlu 13 yaşındaki Harun Yahya Yaldız, saldırını ardın her yıl düzenlene yürüyüşlere katıldıklarını ifade ederek, "Mavi Marmara'ya doğru yürüyerek şehadeti tadıyoruz. Sizleri de bu yürüyüşe davet ediyoruz" dedi.

Amacımız yasa dışı olan ambargoyu kırmaktı

İngiltere'den Mavi Marmara filosuna katılan Pakistan asıllı aktivist Pervin Yakup saldırın 5. yılında şehitleri anmak ve dava sürecini izlemek Türkiye'de bulunduğunu söyledi.

Mavi Marmara gemisiyle 5 sene önce Filistin halkına umut vermek için yola çıktıklarını belirten Yakup, "Biz barışçıl bir harekettik. İsrail'in gözünde barışın hiç bir anlamı yok. İsrail bu hareketi terörist ilan etti ve bize saldırdı. Mavi Marmara'ya bir umut olsun diye bindik. Filistin'de bir zulüm yaşanıyordu ve bundan dolayı katıldım. Amacımız yasa dışı olan ambargoyu kırmaktı. Natenyahu askerleri yolladı ve 10 tane arkadaşımızı şehit etti. İsrail bizim kahramanlarımızı çaldı fakat bizim ümitlerimizi, insanlığımızı ve dirayetimizi çalamaz. Mavi Marmara şehitleri için merhametimize tutunacağız ve ne gerekiyorsa yapacağız" ifadelerini kullandı.

İlgili haberler
Tümünü gör
Mesut Şen’in şahitlikleri
Mesut Şen’in şahitlikleri
Uzun yıllardır İHH’da görev yapan Mesut Şen, vakfın YouTube kanalına konuk oldu. Şen, yıllar boyu yaptığı uzun seyahatlerde kendisine emanet edilen hikayeleri izleyicilere aktardı.
Reyhangül Ahmet’in çaresizliği
Reyhangül Ahmet’in çaresizliği
Doğu Türkistanlı Reyhangül Ahmet, İHH'nın YouTube kanalına konuk oldu. Reyhangül, yurt dışına çıkmak istediklerinde “Türkiye’den başka bir yere gitmeyi düşünmedik bile” dedi.
Bir varmış, bir yokmuş
Bir varmış, bir yokmuş
Sürpriz yapmak için yola çıktılar, binlerce kilometre gittiler. Ancak yol, onlara da süprizler hazırlamıştı. Geri dönmek, hiç kolay olmadı. "Bir Sürpriz Yap", İHH Youtube Kanalı’nda yayınlandı.