Hemşire Betül Başaloğlu
Burada yaşıyan insanlara bir gülümseme ya da bir selamlama mutlu olmaları için yetiyor.
20.09.2010

Burada yaşıyan insanlara bir gülümseme ya da bir selamlama mutlu olmaları için yetiyor. Evler bahçe içinde geniş aile yaşımana uygun olarak düşünülmüş.

Leqawa Kamp Günlüğü

Hartum proje merkezinden ayrılışımızın neredeyse ikinci günü... 22 saat süren uzun ve meşakkatli bir yolculuğun sonunda Sudan’ın tam ortasında Hartum’un 1.200km. uzağındayım. Proje merkezindeki arkadaşlarım Hemşire Aslı ve Ebru telefonlarıyla bana destek oluyorlar.

Leqawa’ya vardığımızda kasabadaki tek hastanenin hınca hınç göz hastalarıyla dolu olduğunu gördüğümde bütün yorgunluğum yerini heyecana bıraktı. Jinekoloji ameliyathane ve muayene kliniğini bizim kullanmamız için açtılar. Ancak uzun süredir bu binaya hiç insan eli değmemiş sanırım. Çünkü örümcek ağları, yerdeki yapraklar, toz ve toprak görülmeye değerdi. Neyseki Kevser isteklerimi anında tercüme ederek temin etmeye çalışıyordu. Buradaki hastane yöneticileri ve doktorlar taleplerimi karşılama noktasında son derece gayretliydiler. Saatler süren temizlik ve onarımın ardından ameliyathane tekrar çalışabilir duruma gelmişti. En büyük eksiklik elektrik ve su ayrıca yeterli havalandırma ve klimanın olmayışıydı. Ameliyathanedeki ikinci kapı iptal edilerek seyyar bir klima monte edildi. Üstüne ve altına köpükler sıkıştırılarak izolasyon sağlanabildi. Sonrasında bol miktarda formol ile içerisi dezenfekte edilerek steril hale getirildi.

En büyük desekçilerim Hartum’daki ekip arakadaşlarım Serhat, Mehmet, Dr. Refadar, Aslı ve Ebru. Telefonda onlarla da konuşmasan Türkçeyi unutacağım. Allah yardımcım olsun! Operasyonlar yarın başlıyacak inşallah!

Hartum’dan ayrılışımın üçüncü günü sanırım. Ekip doktorları ve diğer yardımcı personel de kampa vardılar. Sanki yıllardır burada yaşıyormuşum gibi ya da uyandığımda hepsi bitecek! Ücretsiz tedavi ve ameliyat için gelen yüzlerce hasta öğleye kadar muayene edildi. Toprakları gibi çorak insanlar, özellikle çocuk ve bebekler beni çok etkiledi. Çoğunun ayakları çıplak, üstlerinde sadece bir bez parçası ama yüzlerin de masum ifadeler...

Bir ara soluklanmak için kasaba sokaklarında yürüdüm. Burada yaşıyan insanlara bir gülümseme ya da bir selamlama mutlu olmaları için yetiyor. Evler bahçe içinde geniş aile yaşımana uygun olarak düşünülmüş. Çatılmış hasır saplarından yapılmış küçük barakamsı odacıklardan oluşuyor. Zemini toprak, her yer toprak. Her yer kum... Bütün kasaba ismimi biliyor. Ameliyathane kapısından girene kadar “Batul Merhab” sesini onlarca kez duymak çok güzel.

Ameliyat için gelenlerin çoğunluğu çevre köylerden geldiğinden hastanenin bahçesinde yatıp kalkıyor.

Ameliyatlar başladı. Doktorlarımız İhab, Mehdi ve Salih büyük özveri ve gayretle çalışıyorlar. Ekipteki bütün arkadaşlar son derece samimi duygularla ellerinden geleni yapıyorlar. Gece geç saatlere kadar hızlı tempoda çalışıyoruz. Gerçekten yorucu... Dinlenebileceğimi ve sabah uyanabileceğimi düşünmüyordum ama Allah büyük! İlahi yardım aldığımı düşünmeye başladım. Kaldığımız evde suyun ve elektriğin olmamasına da alıştım. Ancak bu şartlarda kişisel hijyenimi sağlamak gerçekten zor oluyor. Farklı bir deneyim. Zorlu bir mücadele. Bu kadar zorlanacağımı düşünmemiştim. Ve kızımı çok özledim!

Bugün kampın kaçıncı günü bilmiyorum. Çok yorgunum ve uyumaya ihtiyacım var. Gece saat 2 gibi ameliyatlar bitti. Personelimizden Acep “Happy New Year” diyerek yeni yılın başladığını haber verdi. Telefonda kızımla görüştüm çok mutluyum!

Bugün kampın son günü. Üç yüze yakın ameliyat kısa sürede bitti. Akşam kasabadan ayrılıyoruz. Etrafımda sürekli İngilizce ve Arapça konuşulmasına da alıştım. Hatta bu dilleri anlamaya bile başladım. Birilerinin beni anlamasına çok ihtiyacım var. Türkçe konuşmak istiyorum! Türk çayı içmeyi özledim! Türk yemeklerini özledim! Ülkemi özledim! Kızımı özledim! 

Şartlara da alışıyor insan. İnsanlar beni bir haftadır zorlayan bu şartlar altında gerçek bir yaşam mücadelesi veriyor. İnsanların yüzündeki menuniyet ifadesi benim için yetti de arttı bile. Burası enterasan bir yer. Sabah iki çocuk geldi. Çıplak ayakları ile gülen yüzleri ile ve bir o kadar da memnun ifadeyle... Şükretmenin anlamını ben burada öğrendim. İhtiyaç duyduğumuz aslında eşyalar değil insanca davranışlar. İşte yeni bir gün önümde... Sanırım hayatımın ilk günü!

İlgili haberler
Tümünü gör
19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü
19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü
Azim ve fedakarlıkları ile dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışan, bu uğurda hayatını kaybeden, yaralanan tüm insani yardım çalışanlarının 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü’nü kutluyoruz.
Kosova’dan İHH’ya teşekkür
Kosova’dan İHH’ya teşekkür
Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) Savaş Gazileri Derneği, Kosova’ya verilen destekten dolayı İHH’ya teşekkür belgesi verdi.
Gazze’ye Kurban yardımı
Gazze’ye Kurban yardımı
İHH İnsani Yardım Vakfı, İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi'nde 6 bin 500 yoksul aileye Kurban eti dağıttı.