Mavi Marmara davası İstanbul'da başladı
İsrailli dört komutanın yargılandığı davanın ilk duruşması yapıldı.
Filistin, Filistin - Gazze, Ortadoğu, Türkiye 06.11.2012

6 KASIM 2012 - MAVİ MARMARA DAVASININ İLK GÜNÜ

Mavi Marmara davası, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda 6 Kasım sabahı başladı. Adliye önünde binlerce kişi bir araya geldi ve İsrail'e tepki gösterdi. 

Gazze'ye insani yardım taşıyan ''Mavi Marmara'' gemisine düzenlenen saldırıyla ilgili dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashknazi dahil 4 kişinin yargılanmasına başlandı.

Yoğunlukla yabancı uyruklu aktivistlerin dinlendiği ilk gün duruşmaları görülen dava; 7 Kasım Çarşamba ve 9 Kasım Cuma günü görülmeye devam edilecek.

Gazze'ye insani yardım taşıyan ''Mavi Marmara'' gemisine yönelik İsrail askerlerince Akdeniz'in uluslararası sularında düzenlenen saldırıya ilişkin, olay tarihinde İsrail Genelkurmay Başkanı olan Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi'nin yargılanacağı davanın ilk duruşması bugün yapıldı.

6 Kasım Mavi Marmara Davası -Serbest Kürsü (1.Bölüm)

[video-285]

6 Kasım Mavi Marmara Davası -Serbest Kürsü (2.Bölüm)

[video-290] 

6 Kasım Mavi Marmara Davası -Serbest Kürsü (3.Bölüm)

[video-291] 

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından İstanbul Adalet Sarayı'ndaki büyük salonda görülen duruşma, sesli ve görüntülü olarak kayıt altına alındı.

FURKAN DOĞAN'IN BABASI DİNLENDİ

Mavi Marmara gemisinde şehit düşen Furkan Doğan'ın babası Ahmet Doğan da duruşmada hazır bulundu.

Ahmet Doğan, tanık olarak dinlediği davada şunları söyledi: "Furkan lise öğrencisiydi. ABD vatandaşıydı. YÖS sınavına girmişti. Hassas, ince ruhlu, başkalarının  derdini dert edinen bir çocuktu. 31 Mayıs sabahı TV'den izlerken annesinin çığlığı ile sarsıldık. Saldırı başlamıştı. Bir daha da kendisinden haber alamadık. Çok çabaladı bu gemiye binmek için. Sonuçta Kayseri'den bu gemiye binen 9 kişiden biri oldu. Furkan doktor olmak istiyordu. Çünkü hizmet etmek istiyordu. Gemide herkese bu amacını anlatıyor. Görünce çok etkilendi. Oradaki çocukların yanında olmak istiyordu. İnternetten ve haberlerden Gazze'de yaşananları takip etti. O insanların yanında olmak istiyordu."

[video-8]  

Bülent Yıldırım: “Bugün büyük bir adım atıldı”

İstanbul Adalet Sarayı önünde gazetecilere açıklamalar yapan İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Av. Bülent Yıldırım, ''hiçbir şekilde yargılanmayacağını'' söyleyen İsrail'e rağmen, ''Mavi Marmara'' davasının bugün ilk duruşmasının yapılmasının büyük bir adım olduğunu ifade etti.

Yıldırım, şunları söyledi: "Dünyanın bütün güçleri gelse, İsrail'in zulmüne karşı koyamaz anlayışı vardı. Mavi Marmara ile insanlık için gittik. 37 ülkeden insan vardı gemide. Şu anda Türkiye'de 37 ülkeden insan, hakkını arıyor. Türkiye, nasıl afet ve savaş bölgeleri için merhamete ev sahipliği yaptıysa şimdi de adalete ve özgürlüğe ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin cesur yargıçları ve savcıları bu konuda bu davayı alıp, sürdürülebilir olduğunu da gösterdiler. Bunların 18 bin yıl ceza alması söz konusu. Şu anda 5 tanesinin ismi, anne-baba isimleri tespit edildi. Bunlar yargılanıyor. İsrail bu mahkemeyi tiyatro olarak görüyor. Ben sizin vesilenizle çağrıda bulunuyorum. Madem bu mahkeme tiyatro, niçin Mavi Marmara'da katliam yapan diğer askerlerin isimlerini vermiyorsunuz, onları saklıyorsunuz? Hadi, bu mahkemeden korkmuyorsanız, yiğitçe çıkın deyin ki, 'Mavi Marmara'da Furkan Doğan'ı katleden biziz. İbrahim Bilgen'i ve diğerlerini katleden biziz.' O kadar cesur olun o zaman. O da yok. Ama kendi kendilerine, şu anda İsrail basını ambargo uyguladı. Bu davadan hiç bahsetmiyorum. Ben ne demiştim 2 yıl önce? 'İsrail'i ambargoya tabii tutacağız.' Bakın şimdi ilk planda kendi medyası ambargo uyguluyor. Halkını sağlıklı bilgilendirmekten vazgeçti. Yarın bu genelkurmay başkanları ve kuvvet komutanları da yurt dışına çıkamayacak. Hiç merak etmeyin."

[video-289]

Gemiye saldıran bütün askerleri tek tek tespit edeceklerini ve hepsini mahkeme önüne çıkaracaklarını anlatan Yıldırım, "Hepsi ceza alacak. Ayrıca şu anda bir çalışmamız daha var. Bunun içeriğini açıklamıyoruz. Onu da gerçekleştirebilirsek, İsrailli siyasetçilerin hiçbiri, işgal edilmiş Filistin topraklarında, yani kendilerinin İsrail dedikleri o bölgeden dışarı çıkamayacaklar'' dedi.

Şu anda davada dünyanın dört bir yanından gelen avukatlar, aktivistler bulunduğunu ve bu olayın çok somut, maddi delilleri çok net olan bir olay olduğunu aktaran Yıldırım, "Bu davada herkes bir imtihan veriyor. İsrail, Türk yargı sistemini küçümsedi. Göreceğiz İsrail'e nasıl bir tokat vurulacak. Bu kadar maddi delilleri olan bir davada, geri adım zaten hiçbir hukukçu atamaz. Gerçekten bir hukukçuysa atamaz" diye konuştu.

Bülent Yıldırım, Türkiye'de açılan bu davadan sonra dünyanın dört bir yanından da davalar geleceğini ve bu davanın örnek teşkil edeceğini de kaydederek, "Filistin için açılan bütün davaların önü açılacak. Ve göreceksiniz, bütün İsrailliler yargılanacak. Şu anda İsrail, kendi içerisinde halkını kandırdığı için, 'bize hiç kimse dokunamaz' diye, askerleri isyan etmesin diye bu davadan bahsetmiyorlar. Ben buradan İsrail'e sesleniyorum; Biraz yüreğiniz varsa, bu davanın bütün safhalarını İsrail basınında açıklarsınız. Askerleriniz de nelerle karşılaşacaklarını bilirler" ifadesini kullandı.

Saldırı emrini veren üst komutanlar ve siyasetçilerin, bundan sonra çocuklarının yüzlerine de bakamayacaklarını ve çocuklarının bu kişileri reddedeceklerini anlatan Yıldırım, "Tarih bunları katliamcı olarak ortaya koyacak. Hep birlikte buradayız, göreceğiz, insanlığın davası, büyük bir dava, burada sonuçlanacak" dedi.

İsrail'in özür dileyeceğini ve tazminat ödeyeceğini belirten İHH Başkanı Yıldırım, şöyle devam etti:

"Biz sizin ahlaksız teklifinizi, teklif ettiğiniz bütün paraları reddettik. Bu davanın dışında tazminat davaları da açtık. Onları da kazanacağız. Allah nasip ederse, gerekirse işgalci İsrail devletinin uçağına, gemisine burada el koyacağız, o tazminat davalarını kazandıktan sonra. Tazminat da ödeyeceksiniz. Ve Gazze ablukasını kaldıracaksınız. Bunda hiç bir tereddütümüz yok. Ama bir şey daha olacak artık. Kasten adam öldürmenin karşılığında, işlediğiniz cinayetten dolayı da yargılanıp hakkınızda tutuklama kararları çıkacak. Bundan sonra yalnızlığınıza mahkûm oldunuz. O Filistin'in etrafına ördüğünüz duvarı yargılamayla, hukukla sizin etrafınıza öreceğiz ve hiç vazgeçmeyeceğiz.

Bu sürece gelene kadar bize çok baskı yaptılar. İsrail ve İsrail'in uzantıları çok baskı yaptı. İsim vermeyeceğim ama kimin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz burada konuşacağız, onu da üzerine alan alacak. Özel hayatlarımız araştırıldı, mal varlıklarımız araştırıldı. Tehditler yapıldı, suikastlar yapıldı. Çoğunu medyayla paylaşmadık bile, şu süreç tamamlansın diye. Ama hiçbir şeyden korkmuyoruz. Bunu İsrail ve yandaşları çok iyi bilsin. Gazze'deki yetimler ve çocuklar olduğu müddetçe, bizim kanımız Filistinlilerin kanından daha değerli değil. Bunu çok iyi bileceksiniz. Ve biz bu işin sonuna kadar takipçisi olacağız. Bütün insanlığın davası olacak. Her zaman söylüyorum. Bu, Yahudi milletine karşı açılmış bir dava değil. Gazze'de Yahudiler olsa ve Müslümanlar aynı zulmü işlese yine giderdik. Bu, katillere, Siyonistlere ve adam öldürenlere karşı açılmış bir davadır. Kasten adam öldürüp yaraladılar. Yaralı insanlara yüzünden en yakın mesafede silah sıktılar. Bu katillerin hepsi yargılanacak. Bütün dünyada merhamet sahibi olanlar da bizimle beraber olacak. Çok tarihi günlere şahitlik yapıyorsunuz. İnşallah bundan sonra dünyada, hak, adalet, barış ve huzur hâkim olsun."

Av. Uğur Yıldırım: “İsrail'in suçluları iade etmesi gerekiyor”

Mavi Marmara davası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Mavi Marmara ve İHH Avukatlarından Av. Uğur Yıldırım şunları söyledi:

"Bu yargılama kesinlikle sembolik bir yargılama veya Türkiye'nin kendi kendine yapmış olduğu bir yargılama değil. Kanunlarımız, Türk Ceza Kanunu kapsamında tamamen adil ve hukuki bir yargılama olması hepimizin beklentisi. Bu noktada suçluların iade edilmeyeceği ve herhangi bir sonuç çıkmayacağına yönelik beklentiler de yanlış, çünkü daha mahkeme aşamasında, kendilerinin ifadelerinin alınması için müzekkereler yazıldı. Bu müzekkerelere cevap verilmemesi halinde kendileri hakkında yakalama kararı çıkarılması söz konusu. Suçluların iadesine yönelik Avrupa Sözleşmesine hem Türkiye hem İsrail taraftır. Bu noktada İsrail’in bu suçluları Türkiye'ye iade etmesi gerekiyor. Diyelim ki etmedi, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aramalarının çıkması söz konusu olur. Bu, yine Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmeler açısından uygulanması gereken bir süreçtir. Kaldı ki Mavi Marmara davasında katılımcıların 37 ayrı ülkeden olması hasebiyle dünyanın her tarafında bu davalar açılmış durumda ve soruşturma halinde. Fransa'da, Belçika'da, İspanya'da, Güney Afrika'da bu konuyla ilgili davalar var. Ve herhangi bir şekilde bu komutanlar bu ülkelere gittiği takdirde mutlaka bu soruşturma kapsamında tutuklanacaklar. Bu noktada nasıl Gazze'deki insanlar için Gazze bir açık hava hapishanesine döndürüldüyse, bu yargılama ile birlikte İsrail, bu komutanlar için açık hava hapishanesine dönüşmüştür.

Diğer yanı ise; bu dava bir başka açıdan da oldukça önemli. İsrail kurulduğu günden bu yana dünyada, özellikle Ortadoğu’da, Filistinlilere karşı sayısız hak ihlallerine imza attı. İnsanların yurtlarından edilmesine, hunharca öldürülmelerine sebep oldu. Bu yaptıklarının hesabını hiçbir platformda, hiçbir zeminde vermedi. Birleşmiş Milletlerin bazı kınamaları oldu ama hiçbir mahkeme tarafından herhangi bir cezai yargılama ve yaptırımla karşılaşmadı. Mavi Marmara seferinin hemen öncesinde Dökme Kurşun operasyonunda 1500 Filistinlinin canı gitti. Hiçbir şey olmadı. Bunun sorumluları hiçbir yerde hesap vermedi. O kadar ki kendi müttefiki Amerika’nın Liberty gemisini 1967'de batırdığında 34 Amerikan vatandaşını öldürdüğünde ve 171'ini yaraladığında dahi soruşturma açılmadı. Bu manada, yani "İsrailin yargılanması" açısından bu dava, Mavi Marmara davası dünya tarihine geçecek düzeyde bir ilk olma özelliği taşıyor. İlk defa 6 Kasım'da İsrail'den hesap soruluyor, İsrail yargılanıyor.”

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Akif Ekinci tarafından hazırlanan 144 sayfalık iddianamede, İsrail askerlerinin saldırısında 9 kişinin yaşımını yitirdiği, 50'den fazla kişinin de yaralandığı hatırlatılıyor. Gemideki 490 kişinin müşteki mağdur olduğu ifade edilen iddianamede, gemide bulunan aktivistler ve basın mensupları da müşteki ve mağdur olarak yer alıyor. 

Gazeteci Hakan Albayrak: Türkiyenin İsraili yargılayabilmesi olağanüstü bir durumdur

[video-288]

Mavi Marmara davası - Şehid Furkan Doğanın babası Ahmet Doğan

[video-286]

6 Kasım Mavi Marmara Davası- Abdurrahman Dilipak

[video-287]

Mavi Marmara Dönüş Sinevizyonu - (Kısaltılmış versiyon - 2012)

[video-283]

Çağlayan Adliyesi'nden notlar:

-Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın geniş bahçesi İHH İnsani Yardım Vakfı'nın organizesiyle şölen alanına dönüştü.

-Yurtiçinden, yurtdışından binlerce kişi geldi. Sloganlar ve pankartlarla İsrail protesto edildi.

-Yerli ve yabancı onlarca televizyon, ajans, gazete, canlı yayın aracı ve sosyal medya uzmanı tarafından takip edildi.

-Davanın tüm mağdurları ifade verdiğinde yaklaşık 500 kişi tanık olarak ifade vermiş olacak.

-Çağlayan Meydanı’nda Mavi Marmara gemisi ve süreçle ilgili imza ve fotoğraf sergileri açıldı.

-Meydanda toplanan vatandaşların yanı sıra çok sayıda yerli ve yabancı gözlemci de davayı takip etti.

-Çağlayan Adliyesi'nde pek çok sivil toplum kuruluşu ve siyasal parti temsilcisi de yer aldı.

-Mahkeme salonu sinirli sayıda kişi alabildiğinden öncelik Mavi Marmara'da şehid düşenleri yakınları, gemide bulunan yabancı aktivistler, avukatları ve gözlemciler yer aldı.

-Başta Filistin, Belçika, Fransa, İngiltere, Kanada, İsviçre, Cezayir ve Ürdün olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinden katılım oldu.

-Ünlü İngiliz gazeteci Yvonne Ridley de davayı gözlemci olarak takip etti.

-Duruşmaya katılanlardan biri de aynı zamanda Mavi Marmara'da da bulunan Kudüs Şeyhi Raid Salah'tı. 

-İsrail'in 1967 yılında vurduğu ABD'ye ait Liberty gemisi mağdurlarından Joe Matter da İstanbul'a geldi.

- Adliye önünde toplanan kalabalık, Mavi Marmara saldırısında şehid olanlar için yoklama yaptı. Şehitlerin isimleri tek tek söylendi. Alanda bulunanlar da bir ağızdan "burada" diye cevap verdi. 

Ceza İstemleri

İddianamede, olay tarihinde İsrail Genelkurmay Başkanı olan Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin, Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi hakkında ''Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna azmettirmek''ten 9 kez ağırlaştırılmış müebbet ile ''mala zarar vermeye azmettirmek'', ''yağma suçuna azmettirmek'', ''eziyet suçuna azmettirmek'', ''haberleşmenin engellenmesine azmettirmek'', ''kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna azmettirmek'', ''yaralama suçuna azmettirmek'' ve ''silahla yaralama suçuna azmettirmek'' suçlarından toplam 18 bin 32'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Bu arada duruşmayı, Türkiye ve diğer ülkelerden birçok insan hakları gözlemcisi, sivil toplum kuruluşları ile yerli-yabancı medya mensupları izledi.

İlgili haberler
Tümünü gör
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
Kastamonu, Çankırı ve Eskişehir İHH İnsani Yardım Dernekleri tarafından, ihtiyaç sahibi aileler için mobilya dağıtımı yapıldı.
Engel tanımayan bir hikaye
Engel tanımayan bir hikaye
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Konya'nın Doğanhisar ilçesinde yaşayan Sevgi Akyıl, 20 yıldır yaptığı hayır çalışmaları ve yaşantısıyla insanlara örnek oluyor.
571 yetim ona emanet
571 yetim ona emanet
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Amasyalı Öğretmen Muhammet Yavuz Çintaş, tek başına 571 yetimin sponsorluğunun üstlenilmesine vesile oldu.