Mavi Marmara Davası'nın 4. duruşması İstanbul Adalet Sarayı'nda görüldü
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine uluslar arası karasularda saldırı düzenleyerek 9 kişiyi katletmesi ile ilgili davanın görülmesine bugün devam ediliyor.
10.10.2013

Gazze’ye insani yardım taşıyan Özgürlük Filosu’na uluslar arası sularda düzenlenen saldırıya ilişkin dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Gavriel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Marom, İsrail İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Avishai Levi’nin yargılandığı davanın duruşmalarına devam edilecek. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve bazı mağdur ve müştekilerle tarafların avukatlarının hazır bulunacağı duruşmada, sanıkları İstanbul Barosu tarafından atanan bir avukat temsil ediyor.

[videoGaleri-388]

 

İsrailli komutanlar hakkında yakalama kararı

Duruşma, müşteki ve mağdurların ifade vermesiyle devam edecek. Mavi Marmara Davası Avukatları, bu duruşmada ara karar ile İsrailli komutanlar hakkında yakalama kararı çıkmasını bekliyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında “Canavarca hisle veya acı çektirecek öldürme suçuna azmettirmek” suçundan dokuz kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile “mala zarar vermeye azmettirmek”, “yağma suçuna azmettirmek”, “eziyet suçuna azmettirmek”, “haberleşmenin engellenmesine azmettirmek”, “kişiyi hürriyetinden yksun bırakma suçuna azmettirmek”, “yaralama suçuna azmettirmek”, “silahla yaralama suçuna azmettirmek”, suçlarından toplam 18 bin 32’şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

 

BÜLENT YILDIRIM: BU DAVADAN VAZGEÇMEYİZ

Adliye önünde bir konuşma yapan İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, "Her duruşma öncesi teklifin biri gelip biri gidiyor. Olmadı tehdit ediyorlar. Dünyayı verseniz bu davadan vazgeçmeyiz" dedi.

Yıldırım, Mavi Marmara Davasının İsrail'in yargılanabileceğini gösteren ilk hareket olması nedeniyle dünya çapında önemli bir dava olduğunu söyledi.

İsrail'in Filistin'de çocuk, kadın, yaşlı demeden binlerce insanı öldürdüğünü belirten Yıldırım,"bunu yaparken şımarıkça bir tavır sergiliyor, kimsenin yaptığı katliamlara ses çıkaramayacağını söylüyor. Uluslararası şirketler de bu zulümlere tam destek oluyor. Filistinli çocuklar öldürülürken yasak olan silahların kullanılmasına hiçbiri bir şey demedi. Çünkü alıştırma yapıyorlardı, müslümanların kanının bir varil petrol kadar değeri yoktu. Onlar haberlerinde her gün 60-70 insan öldü diye geçer" diye konuştu.

Sonrasında yeryüzünde bir takım cılız seslerin çıktığını belirten Yıldırım, şöyle devam etti: Ardından bu cılız sesler çığ gibi büyüdü. Bu insanlar Gazze'de ambargo altındaki kardeşlerine yardım etmek için harekete geçti. Ancak uluslararası sularda İsrail, 9 insanımızı katletti, yüzlercesini de yaraladı. O gün biz de oradaydık. İsrail güçleri, F-16'lar, 4 büyük savaş gemisi, yüzlerce Zodiac bot ve silahlı askerleriyle havadan, karadan ve denizden saldırdılar. İçimizde 36 milletten insan vardı. Kimi Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Ateist, Putperestti ama vicdanlar birdi. Çünkü onlar da İsrail'in kan emici olduğunu biliyorlardı."

 

BURADA İLAN EDİYORUM: SİYONİZM BİR VİRÜSTÜR VE YOK EDİLMELİDİR

İsrailli üst düzey bir yetkilinin kendisinin Siyonizm için "bir virüstür" sözlerini örnek göstererek İHH'yı şikayet ettiğini hatırlatan Yıldırım, "Ben buradan ilan ediyorum. Siyonizm bir virüstür ve yok edilmelidir. Siz bir korsansınız, teröristsiniz. siz açık denizde bütün dünyaya meydan okudunuz " dedi.

"Bir manada da sizi kutluyorum" diyen Yıldırım, şunları kaydetti:
"Yazıklar olsun ki sizin meydan okumanıza karşılık verecek cesareti göstermeyen, kendisine devletiz diyen paçavralara da... NATO'nun ikiyüzlülüğü ortaya çıkmıştır. Hani Türkiye NATO'ya üyeydi. Akdeniz'de NATO gemisi yok muydu? Sen korumak zorunda değil misin? Koruyamazsın. çünkü NATO'nun görevi Siyonizm'i, emperyalizmin, Amerika'nın, İngiltere'nin çıkarlarını korumaktır. Siz İsrail'e kafa tutamazsınız; çünkü bütün unsurlarınıza Siyonist unsurlar sızmıştır. Onlar, istihbarat ağlarını NATO, BM, Amerika emperyalizminin içerisine profesyonelce sokabilen bir anlayışa sahiptir. İşte Siyonizm dünyayı böyle yönetiyor, kutluyorum."

Mavi Marmara Davasının, Mısır, Suriye, Filistin'in de davası olduğunu kaydeden Yıldırım, "Herkes biliyor ki Mısır'ı karıştıran İsrail'dir. Suriye'nin karışmasını isteyen başta İsrail ve diğer emperyalist güçlerdir. Ama bütün bu savaş Suriye'deki, İsrail güvenliğinin işine yaradığını da hepimiz biliyoruz" diye konuştu.

 

"DÜNYA HUKUK TARİHİ İÇİN YA ÖRNEK YA SKANDAL OLACAK"
Buradan çıkacak sonucun dünya hukuk tarihi için ya örnek ya da bir skandal olacağını dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti:
"Eğer skandal olacaksa buna imza atan hangi irade olursa olsun gelecek nesillerine de kötü bir miras bırakacak. Buradan tekrar söylüyorum; bize iyi bakın, Mavi Marmara katılımcılarına iyi bakın. Biz öldürüldük, yaralandık. Bize işkence ve kötü muamele yapıldı. Yaralılarımızın iç organlarına ellerini sokup kullandıkları yasa dışı mermileri delil kalmasın diye 1 saat uyuşturmadan iç organlarının içinde aradılar. Ve şimdi soruyorum: Bu dava eğer burada anlamsızlaşırsa Filistinlilerin gelecekteki umutlarını da tüketeceksiniz. Bu kadar maddi delil varken ve ceza hukukunda şahitler en önemli delilken işte biz şahidiz."

 

TÜRKİYELİ SİYONİST YAHUDİLER TUTUKLANMALI
Mavi Marmara Gemisine saldıranlar ve daha sonraki sorguda, aralarında Türkçe bilen, Türkiye'de yaşayan ve oraya giden Yahudi kökenli kişilerin olduğunu anlatan Yıldırım, "Bu davada onun da çözülmesini istiyoruz. Türkiyeli Siyonist Yahudiler de vardı. Askerlik yapmaya gidiyor. Sen burada Türkiye'de benimle aşacaksın gidip Filistinli çocuğun başına kurşun sıkacaksın ve ondan sonra da kimse beni yargılayamaz diyeceksin. Çünkü kendini buranın da sahibi görüyorsun. Hep beraber göreceğiz mahkeme nasıl karar verecek" şeklinde konuştu.

Mahkemenin karar sahiplerine adliye önündeki gençlik manzarasını gösteren Yıldırım, "Mavi Marmara davası genç çocuklarımızı Filistin aşığı yaptı. Ve hepimiz bir Filistinli çocuk gibi bir Filistinli yetişkin gibi emperyalizm ve Siyonizm'e karşı hareket etme kararlılığındayız" dedi.

 

"SİZİN ÇOCUKLARINIZ O GEMİDE OLSAYDI"
"Mısır için Suriye için bütün emperyalistlerin yargılanması adına bu kadar maddi delil varken hukukun bağımsızlığını söyleyen bütün güçlere sesleniyorum" diyen Yıldırım şunları kaydetti:
"Bu davadan İsrail'in aleyhine bu kadar delil varken ilişkilerin yeniden kurulması adına. Ekonomik ilişkilerin düzeltilmesi adına bir takım şahısların Akdeniz'de çıkarılan doğalgaz üzerinden para kazanma isteği adına enerji anlaşması yapma adına eğer bu davada katiller sonuçta yargılanmaz ve ceza almazsa kendinizi geleceğinizi de ipotek altına alırsınız. adalet mülkün temelidir. Hangi düşüncede olursanız olun önce adil olun. İspanya, Güney Afrika'da davalar açıldı. Uluslararası ceza mahkemesinde iyi bir noktaya geldi. Hani ülkenin savcısıyla görüşsek bize ancak ölenlerin 9 tanesi bunlar TC vatandaşı. Bunların pasaportunda Türkiye yazıyor. Siz bize İsrail'i yargılayın diyorsunuz ama TC'nin adalet mekanizması nerede niçin doğru dürüst sonuçlar alınmıyor. Önce siz bir sonuca ulaşın biz de bundan cesaretlenelim. Onlardan önce bizim davamız önemli. Haklı, her seferinde bir bahane bulup, duruşmayı erteliyoruz. Neyi erteliyorsun sen. Adam beni sorgularken yüzüme baka başka dedi ki sizi Türkiye'de öldüreceğiz. Arkadaşlarımızı öldürdü ve kalktı bizi terörist listesine aldı. Yani diyor ki; İsrail askeri her bulduğu yerde İHH'lıları öldürebilir. Bu maddenin anlamı bu. Bunlar açıkça bizi tehdit ediyor, temsilcilerimiz şehit ediliyor. Türkiye mahkemesi bu kadar delil varken hala bu duruşmaları bir bir atıyor. Ya ne hakla atarsınız siz. Bu kadar tehdide nasıl göz yumarsınız. İlan ediyorum; ne İsrail ilişkileri ne enerjisi umurumda. Adalet benim için önemli. Eğer katilleri cezalandırmazsanız hatta bu dönemde buradan İsrail'e giden ve askerlik yapan TC vatandaşlarını bulup cezalandırmazsanız sizin mahkemelerinizin de bağımsız olmadığını söylüyorum bu konuda da istediğinizi yapmaya serbestsiniz. Mahkeme yetkililerine ve gücü elinde bulunduranlara soruyorum: Sizin çocuklarınız o gemide olsa ve Furkan gibi şehit edilseydi bu mahkeme böyle mi olurdu? Adalet için hiç kimseyi tanımayız. en büyük güç adalettir. Adil olunmadıktan sonra adil olmayı isteyen bizler adaletsiz olanların karşısına çok yiğitçe dikilmesini de biliriz. Akdeniz'de kanımız aktıysa adalet uğruna buralarda da kanımız akar"

 

İSRAİL'DEN TEKLİF VE TEHDİTLER GELİYOR
İsrail'in tehditlerinden çekinmediğini dile getiren Yıldırım, "Her duruşma öncesi teklifin biri gelip biri gidiyor. Olmadı tehdit ediyorlar. Dünyayı verseniz bu davadan vazgeçmeyiz. İsrail ile ilişkiler umurumuzda değil. Adalet istiyoruz. 7 saat ‘İsrail saldıracak’ diyerek gemiden canlı yayın yaptık. Tüm dünyanın şahit olduğu tek dava bu. Ama dünya sessiz, dünya sahtekar. -İHH’nın dosyası var- diyerek tehdit ediyorlar. Medyanın huzurunda söylüyorum: Halep oradaysa arşın burada. Tehditlerinize meydan okuyorum!" dedi.

Çağlayan Adliyesi'ndeki mahkemede şu anda 4. duruşmanın yapıldığını anımsatan Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu kadar delil, adli tıp raporları, olay yeri inceleme var. Bütün dünyanın şahit olduğu tek dava. Bu kadar büyük gerçeklik ortadayken hala bir tutuklama kararırın verilmemesi sonucunda şimdi sizler bir yakınınız öldürüldüğünde gelip bu mahkemelerde nasıl hak arayacaksınız. Adalet eninde sonunda yerine gelir demeyin. Gecikmiş adalet adaletsizliktir. Her geciken saniye insan hayatıyla ilgili. Dik durun, geri adım atmayın ve geri atmayan dik duranlar tarihte de toplum önünde de Allah nezdinde de kazandı. Onların dediği alana girmeyin. Onlar yumuşatmak istiyor. Sakın bu alana girmeyin. Yumuşadığımız an sadece sofralarında boğazlarından geçen tatlı bir biftek olmaktan öteye gidemeyiz. Ama dik durursak bizi o masaya yemek için bile alamazlar. İsrail ve Siyonizm'e karşı tutumunuzdan vazgeçmiyoruz. Siyonizm nefret, dünyaya katillik, cinayet üretiyor. Doğal olarak iyi olan herkes de Siyonizm'den nefret etmelidir."

İlgili haberler
Tümünü gör
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
Kastamonu, Çankırı ve Eskişehir İHH İnsani Yardım Dernekleri tarafından, ihtiyaç sahibi aileler için mobilya dağıtımı yapıldı.
Engel tanımayan bir hikaye
Engel tanımayan bir hikaye
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Konya'nın Doğanhisar ilçesinde yaşayan Sevgi Akyıl, 20 yıldır yaptığı hayır çalışmaları ve yaşantısıyla insanlara örnek oluyor.
571 yetim ona emanet
571 yetim ona emanet
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Amasyalı Öğretmen Muhammet Yavuz Çintaş, tek başına 571 yetimin sponsorluğunun üstlenilmesine vesile oldu.