Unutmayacağız, unutturmayacağız ve asla vazgeçmeyeceğiz!
İnsani Yardım Filosuna İsrail saldırısının 3. yılında Haliç Tersanesi’nde bulunan Mavi Marmara gemisinde bir anma programı gerçekleştirildi.
Filistin, Filistin - Gazze, Ortadoğu, Türkiye 01.06.2013

Mavi Marmara saldırısının 3. yılında, gemide şehit olan 9 kişi yapılan programlar ile anıldı. Haliç Tersanesi’nde bulunan Mavi Gemisi’nde yapılan anma programı, sabahın ilk saatlerine kadar pek çok etkinlikle devam etti. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program; Mavi Marmara belgeseli, Filistin direnişinin sembol isimlerinden Şeyh Ahmed Yasin'in mektubunu içeren sinevizyon filmi ve çeşitli ezgilerin seslendirilmesiyle devam etti.

Programda konuşan İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Mavi Marmara gemisinin tamir edildiğini ve yolculuğa hazır halde beklediğini dile getirerek, "Mavi Marmara denizde değil karada yürüyor, sırası gelince tekrar Akdeniz'e açılır. Kudüs tekrar özgürleştirilmezse binlerce Mavi Marmara olacak " dedi.[videoGaleri-355]

Yıldırım şöyle devam etti: “Filistinli kadın ve çocuklar ile bizim kadın ve çocuklarımız arasında hiçbir fark yoktur. Mescid-i Aksa'ya yapılan saldırılar İstanbul'a, Diyarbakır'a, Ankara'ya, Irak'a, Suriye'ye, Tunus'a, Mısır'a yapılmıştır. Biz de bütün ümmet olarak hep birlikte İsrail'e karşı duracağız ve Filistinlilerin yanında olmaya devam edeceğiz. Biz Allah’a dayandığımız için hiç kimseden korkmuyoruz. İnanıyoruz ki biz Kudüs’te tekrar özgürce namaz kılacağız. Dünyadaki tüm dinler ancak bizimle beraber Kudüs’te özgürleşebilir. Biz dine, dile ve ırka bakmayız. Bizim için mazlum olmak önemlidir”

Programa katılan araştırmacı yazar Ramazan Kayan konuşmasında, “Bu gemi bir milattır. İsrail için sonun başlangıcıdır. İnşallah emperyalist ve siyonist güçlerin sonu bu gemi ile olacak. Bu gemi sadece bir gemi değildir. Bu gemi aynı zamanda ümmetin itibarını da temsil ediyor. İsrail şu anda tarihte hiç olmadığı kadar yalnızlaştı” dedi.

Ramazan Kayan’ın ardından konuşan Filistin Adalet Bakanı Atallah Ebu Sibah, “Türkiye'de Filistin'e yönelik büyük bir sevgi gördüm. Mavi Marmara bu sevginin sembolü haline gelmiştir. Şehitlerimizin döktüğü kan bizim onurumuzdur. Filistin tekrar özgür olacaktır” dedi.

 

İHH İNSANİ YARDIM VAKFI’nın Mavi Marmara’nın 3. Yıldönümünde yaptığı basın açıklaması metni: 

Filistin toprakları işgal altındadır. Gazze abluka altındadır. İsrail zindanlarında çocuk ve kadınlar da dâhilbinlerce Filistinli işkence görmektedir. İsrail, Filistinlilere karşı her gün sayısız suç işlemektedir.Bütün yaptıklarına göz yumulmasını bekleyen İsrail, özellikle Gazze’de yaşayan Filistinlilere uyguladığı ambargoyu devam ettirmektedir. Dünyanın gözünü boyamak için sadece kendi belirlediği ölçüde Gazze’ye giriş-çıkışa izin veren İsrail, böyleceadalet isteyen insanların mutlu olup avunmasını beklemektedir.

Gazze Özgürlük Filosu, tek bir insanın bile yardıma muhtaç yaşamak zorunda kalmasını insanlık onuruna aykırı bulduğu için yola çıkmıştır. Filistin halkı da tüm halklar gibi yardım beklemek zorunda kalmadan kendi kendisine yetecek şekilde özgür ve onurlu bir yaşam sürme hakkına sahiptir. Halklarınbu haklarının garantörü ise devletlerveyauluslararası mekanizmalar değil insanlık vicdanıdır. Bu filoya olan katkıları ile bu vicdanı ortaya koyan ve Özgürlük Filosu gemilerini yürüten dünyanın dört bir yanındaki farklı din, dil, ırk ve renkteki tüm halklara ve Türkiye halkına teşekkür ediyoruz. Mavi Marmara sadece içindeki yolcuları ile değil milyonlarca vicdanlı yürekle yola çıkmıştır.

İsrail bu yüreklerden korktuğu için bu katliamı gerçekleştirmiştir. Çünkü bu güçle, tüm dünyanın ortak vicdanını dört bir yandan toplayarak getiren Mavi Marmara, kuzeyden gelen ve sonun başlangıcı olacak olan gemidir.

Mavi Marmara gemisindeki yedek canlı yayın frekansını fark edemeyen İsrail askerlerinin gerçek yüzünü ortaya koyan ise Gazze Limanı’nda bu gemileri bekleyen yetim çocukların duasıdır. Bu duaların ve gemideki samimi iyi insanların gönüllülüğü,İsrail’in hukuk tanımazlığını deşifre etmiştir. Artık İsrail ne kadar aksini anlatmaya çalışırsa çalışsın katildir, suçludur ve hesap vermekten kaçamayacaktır.

Mavi Marmara misyonu, İsrail’in unutturma çabalarına rağmen adaletin, barışın, özgürlüğün sembolü olarak tüm dünyayı dolaşmaktadır. Mavi Marmara’nın başlattığı yürüyüş, ezilen halkların özgürlüğü, Kudüs’ü özgürleştirecek büyük yürüyüşün işaret fişeği olmuştur.

Mavi Marmara ve Özgürlük Filosu gemilerini yürüten hayırseverler,başta Filistin olmak üzere her yerde, her an hayırla ve minnetle yâdedilmektedir. Mavi Marmara’nın şehitleri ise duaya açılan ellerde ve dua için kıpırdayan dillerde anılmaktadır. Tam üç yıldır komada olan insani yardım gönüllüsü Uğur Süleyman Söylemez de yine aynı dualarda dolaşmaktadır.

İsrail ise her geçen gün daha büyük maliyetle ve daha da yalnızlaşarak yeni suçlar işlemeye devam etmektedir. Ancak işlediği her insanlık suçu İsrail’i sona yaklaştırmaktadır. Mavi Marmara saldırısı sonrasında yalnızlaşan ve tüm dünyada tepki görerek önemli siyasi ve ekonomik kayıplar veren İsrail, buna engel olmak için ter türlü yola başvurmaktadır. Tüm girişimlerine rağmen BM İnsan Hakları Konseyi, Uluslararası Ceza Mahkemesi, Türkiye, Güney AfrikaCumhuriyeti ve İspanya mahkemelerinde yargılanmaktan kaçamamıştır.

Davalardan vazgeçmemiz için “istediğiniz kadar para ödeyelim” teklifi ile gelen İsrail, bu davaların kendisi için çok büyük bir tehlike arz ettiğini görmektedir. Çünkü askerlerinin yargılanması tek dayanağı güvenlik konsepti olan İsrail için hem büyük bir utanç hem de büyük bir tehdittir. Zira Türkiye’deki Mavi Marmara davaları hem İsrail’inbugüne kadar diğer ülkelerde işlediği insanlık suçlarının cezalandırılmasına hem de Filistin ve Mescid-i Aksa konulu davalara emsal teşkil edecektir. Bu da İsrail’in hukuki koruma kalkanının delinmesi ve orta vadede Kudüs işgalinin kırılması için önemli bir adım anlamına gelmektedir.

İHH’nınFilistin halkına desteğini hiçbir şartla kesmeyeceğini; ablukayı kaldırma, işgali sona erdirme ve suçluların yargılanması konusunda hiçbir taviz vermeyeceğini anlayan İsrail,Bakanlar Kurulu kararı ile Aralık 2012’de İHH’yıterör listesine almış, düşmüş olduğu sıkıntılı sürecin faturasını İHH’ya çıkartarak intikam almayı planlamıştır. İHH yöneticileri hakkında karalama, iftira, çeşitli suçlamalarla baskı altına almak için düzmece deliller ve sahte dosyalaroluşturma çabaları da bu süreçte aşikârolmuştur. Oysa İsrail’in terör listesindeolmanınİHH için halkların ve yetim çocukların gönlünde olmak anlamına geldiğini, bütün dünyanın da meseleyi böyle değerlendirdiğini İsrail görmemektedir. Tıpkı kurduğu tuzakların da yetimlerin ve mazlumların sahibi olan Allah tarafından bozulacağını göremediği gibi…

Artık bütün çabaların beyhude olduğu bir vakitte, davalardan kurtulmak isteyen ve Mavi Marmara’yı unutturmak isteyen İsrail,Türkiye’den özür dilemiştir; hem de suçlarını ikrar eden bir dille. Bu özür sürecinin yönetiminde önemli bir siyasi diplomatik kararlılık gösteren Türkiye Hükümeti onurlu ve örnek bir duruş sergilemiştir. Ancak daha sonra meseleyi İsrail’inzatenhazır olduğu tazminat konusuna indirgemiş olması ne anlaşılabilir ne de kabul edilebilir bir durumdur.Zira İsrail’in istediği de tam olarak budur. Bir an önce ödeme yapıp bu işi kapatmak. Yeter ki askerlerinin üzerinden yargı tehdidi kalksın!

Üçüncü yıldönümünde ve gelinen bu süreçte İHH ve Filo’nun diğer organizatörleri, şehit aileleri, bu gemilere yardım malzemesi verenler ve tüm yolcular olarak tekrar altını çiziyoruz ki;

1. Mavi Marmara Kudüs-Filistin mücadelesinin bir parçasıdır. Amacı ablukanın kalkmasıdır. Ablukanın kalkması için sorumluluğumuz devam etmektedir.

2. İsrail,tüm dünyanın gözü önünde, uluslararası sularda, uluslararası hukuku hiçe sayarak birçok ağır suç işlemiştir. Saldırının siyasi-askerî tüm sorumlularının yargı önünde hesap vermesi ve cezalandırılması şarttır. Davalarımızın hiçbirinden vazgeçmeyeceğiz.

3. Elbette ki İsrail, sebep olduğu tüm maddi-manevi zararı ödemek zorundadır. Ancak hem şehitlerimizin manevi şahsiyetine, onların ve Filistin halkının onurlu mücadelesine uygun olarak hem de Mescid-i Aksa’ya olan sorumluluğumuzun bir gereği olarak bizler abluka kalkmadan ve suçlular cezalandırılmadan tazminat konusunu konuşmayacağız.

Türkiye ile İsrail hükümetlerinin Mavi Marmara üzerinden yürüttükleri görüşmelerde ilişkilerin tekrar normalleştirilmesi kararı almaları ile ilgili olarak söyleyeceğimiz tek şey ise; Ortadoğu özelinde tüm dünyaya zulüm ve acıdan başka bir getirisi olmayan İsrail ile ilişkilerin geliştirilmesinin bugüne kadar ne Türkiye’ye ne de barıştan yana olan diğer dünya halklarına bir faydası olmuştur. İki ülke arasındaki bu ilişki, İsrail’in zulmüne, sebep olduğu acıya ve gözyaşına Türkiye’yi de ortak etmekten başka bir anlama gelmeyecektir. Barış isteyen halklar İsrail’in karşısındadır. Türkiye halkının tamamı Mavi Marmara’nın tarafında, İsrail’in karşısındadır.

Siyonistlere göre İsrail’in amacına uygun tek çözüm “Mavi Marmara’yı tarihten silmek, üzerini örtmek, hafızalardan çıkarmak ve unutturmak”tır.

MAVİ MARMARA’YI UNUTMAYACAĞIZ VE ASLA UNUTTURMAYACAĞIZ İSRAİL

  • Çünkü Mavi Marmara Mescid-i Aksa, Kudüs-Filistin özgürlük mücadelesinin bir parçasıdır.
  • Çünkü Gazze hâlâ abluka altında, Filistin toprakları ve Kudüs işgal altında,Mescid-i Aksa ise mahzundur.
  • Çünkü Kudüs’ün Muhafızları, Filistin şehitlerinin yetimleri, yetim anneleri, Filistin halkı,onurlu direnişlerini sürdürmek için İsrail’in her türlü zulmüne direnmektedir.
  • Çünkü Filistinli yetim çocuklar bizimle beraber yürüyecekleri Mescid-i Aksa yürüyüşü için Gazze Limanı’nda bizleri beklemektedir.
  • Çünkü siz zalimsiniz ve tüm yeryüzünü zalimlerden kurtarmak, Rabbimize ve gelecek nesillere karşı bizim sorumluluğumuzdur.
  • Çünkü, sizin dediğiniz gibi “yaşlılar ölebilir” ama dediğinizin aksine “gençler unutmayacak” bu yolculuğu tamamlayacaklar.

3. yıldönümünde Gazze Özgürlük Filosu’nun tüm bileşenleri olarak ve Mavi Marmara’da buluşan tüm cesur, iyi yürekler adına 9 ŞEHİDİMİZİ, Filistin ile beraber Suriye, Arakan, Doğu Türkistan, Irak, Afganistan, Çeçenistan ve yeryüzündeki zulme karşı direnen tüm gençleri ve çocukları, şu an dünyadaki tüm kriz bölgelerinde canı pahasına çalışan tüm insani yardım gönüllülerinisevgiyle selamlıyoruz.

İlgili haberler
Tümünü gör
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
İhtiyaç sahiplerine ev eşyası yardımı
Kastamonu, Çankırı ve Eskişehir İHH İnsani Yardım Dernekleri tarafından, ihtiyaç sahibi aileler için mobilya dağıtımı yapıldı.
Engel tanımayan bir hikaye
Engel tanımayan bir hikaye
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Konya'nın Doğanhisar ilçesinde yaşayan Sevgi Akyıl, 20 yıldır yaptığı hayır çalışmaları ve yaşantısıyla insanlara örnek oluyor.
571 yetim ona emanet
571 yetim ona emanet
Bu haftaki İyilik Hikayeleri’ne konuk olan Amasyalı Öğretmen Muhammet Yavuz Çintaş, tek başına 571 yetimin sponsorluğunun üstlenilmesine vesile oldu.