Lütfen Bekleyiniz
< Oradaydık

Hastalarla ilgilenmek hayatımı güzelleştiriyor

Ahmet Fatih Madanoğlu 02.12.2019 Oradaydık Suriye

740x450_g7a8830.jpg

“Oğlumu kaybettim ama bu hastanedeki çocuklar umut oldu bana. Onlarla ne kadar çok ilgilenirsem, yüzlerini ne kadar çok güldürürsem hayatım daha da güzelleşiyor” diyor Sabahat Ebe.

Suriye’de sabahın erken saatleri olmasına rağmen hastane hareketli. Ağlayan çocuklar, sağa sola aceleyle koşuşturan doktorlar hastanede büyük bir gürültüye sebep oluyor. Burası bulunduğu bölgenin tek kadın ve çocuk hastanesi. Kapasitesinin üzerinde hastaya hizmet veriyor.  Kalabalıktan zorla sıyrılıp aşağı kata iniyoruz. Sabahat Ebe ve Doktor Leyla bizi bekliyor. 

Sabahat Ebe, Beyrut’ta ebelik okuduktan sonra, doğduğu yere, Halep’e dönüyor ve bir hastanede çalışmaya başlıyor. Gayretli biri olduğu her halinden belli. Anaç tavırlarıyla etrafı süzerken, bir yandan da hastalarla ilgili sorulara cevap veriyor. “Bana bu hastanede anne derler” diye devam ediyor. Savaş başladıktan iki yıl sonra oğlunu kaybetmiş. Oğlunun naaşını da yanına alarak başka bir bölgeye göç etmiş. “Geride bırakmak istemedim oğlumu, buraya getirdim. Oğlumu kaybettim ama bu hastanedeki çocuklar umut oldu bana. Onlarla ne kadar çok ilgilenirsem, yüzlerini ne kadar çok güldürürsem hayatım daha da güzelleşiyor” diyor. Uzun yıllardır bu hastanede Doktor Leyla ile beraber çalışıyorlar. “Doktor Leyla ile kardeş gibiyiz. Zaten vaktimizin çoğunu beraber geçiriyoruz. Aramız çok iyi. Çok zor günlerimiz oldu, birlikte atlattık.” diye ekliyor. Konuşmasının burasında biraz durdu, yutkundu ve konuyu değiştirmek istedi.

Kapıyı yavaşça açtı. Sallanarak gitmesi uzun saatlerdir nöbette olduğunu, çok az uyuduğunu ele veriyordu. “İşte burada dezenfekte ediyoruz havluları. ” dedi. İçeri girdim. Burası basit birkaç aletin olduğu sterilize odası. Odadaki küçük pencereden kuruması için ipe asılmış havlular görünüyor. Hastanede yeterli sargı bezi olmadığı için havlu kullanılıyormuş. Sabahat Ebe “havlu kullanmak aslında riskli bir yöntem. Yaranın iltihap kapmasına sebep olabilir ama elimizde yeterli sargı bezi yok. Havlu kullanmak zorundayız.” diye devam ediyor.

740x450_g7a8849.jpg

“Burada savaş uzun yıllardır devam ediyor. Savaştan önce bu hastanede çok az iş oluyordu ama şimdi çok iş var. Çok hasta geliyor. İmtihanımız bu. Allah’ın bir lütfu olarak görüyorum ben bunu. Sargı bezi çok önemli. Tek sefer kullanılmalı ama elimizde olmadığı için havlu kullanıyoruz. Bir kere kullandığımız havluları yıkayıp tekrar kullanıyoruz. Kadın hastalıkları ile uğraştığımız için sargı bezi diğer hastanelere göre daha çok kullanılıyor burada.” diye ekliyor odanın kapısında bekleyen Doktor Leyla.

Vakit ilerliyor. Daha fazla meşgul etmemek için hastaneden ayrılıyoruz. Yapmaları  gereken ameliyatlar var. “Acaba bir havlu kaç saatte kuruyor, kışın havluları nasıl kurutuyorlar, tek seferde kaç havlu dezenfekte edebiliyorlar?”  diye düşünerek arabaya biniyorum. 

YARALARINI SARALIM

 Not: Yakın zamanda bu hastane ve çevresindeki bir çadır kente bomba isabet etti. 12 kişi hayatını kaybetti. Hastanenin sargı bezi ihtiyacı ise hala devam ediyor.