Afrika Boynuzu’nda ölümcül kuraklık yaşanıyor

Afrika ülkelerinden Somali, Kenya ve Etiyopya’da son 60 yılın en kurak mevsimi yaşanıyor. Kuraklık Cibuti ve Uganda’nın kuzey bölgelerinde de hissediliyor. Yaklaşık11 milyon insan susuzluk ve açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Ekim ayına kadar yeterli yağış olmazsa bölgede kitlesel ölümlerin yaşanacağı bildiriliyor. İki buçuk milyon çocuk için acil gıda ve ilaca ihtiyaç var.

Afrika Boynuzu’nda ölümcül kuraklık yaşanıyor

21.07.2011 - Afrika Boynuzu’nda ölümcül kuraklık yaşanıyor

İbrahim Tığlı

Kuraklığın en fazla etkilediği Somali’den Kenya’ya her gün mülteci akını yaşanıyor. Kenya sınırındaki Dadaab Mülteci Kampı’na gelenlerin sayısı 400 bine ulaşmış durumda ve günde yaklaşık 1.500 kişi Kenya sınırındaki kampa sığınıyor. Mülteci sayısının her geçen gün hızla arttığı kampta yetkiler, gıda ve diğer ihtiyaçları karşılamakta zorlandıklarını bildiriyorlar.

1984-1985 yılları arasında Etiyopya ve Sudan’da büyük bir kuraklık yaşanmış ve yaklaşık bir milyon kişi açlık ve yetersiz beslenmeden kaynaklanan hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetmişti. Bölgedeki insani yardım kuruluşları acil önlem alınmazsa benzer bir felaketin yeniden yaşanacağını belirtiyorlar.

Yağış oranları düştü

Somali, Etiyopya ve Kenya en son mart-mayıs aylarında yağış aldı. Fakat bu yağışlar özellikle Somali’de oldukça düşük seviyelerdeydi. Bölgede yılın ikinci yağmur sezonu olan ekim-kasım ayarında da yeterli yağış olmazsa 2012 yılı felaketler yılı olacak.

Kuraklık Somali’nin kuzey, güney ve batı kısımları ile Kenya’nın kuzeybatı Turkana bölgesinde ve Etiyopya’nın güneydoğusundaki Oramia ve Ogaden çevresinde yoğun olarak hissediliyor. Buralarda yaşayan 8 milyon 100 bin kişi hâlihazırda kuraklıktan etkilenmiş durumda. Halkın geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğu kuraklık bölgesinde mart ayından bu yana yağan yağmur oranı %5’ler seviyesine gerilediğinden çok sayıda küçükbaş hayvan telef oldu, ekili arazilerin neredeyse tamamı büyük zarar gördü. BM verilerine göre bölgede son iki ayda toplam 112 çocuk yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybetti.

Somali ve Etiyopya’ya göre daha yerinde önlemler alan Kenya kuraklıktan nispeten daha az etkilenirken iç savaşların devam ettiği Etiyopya ve Somali’de ciddi bir insani kriz baş göstermekte. Kuraklık ve yetersiz içme suyu nedeniyle 280 okulun kapatıldığı Etiyopya’da 58 bin öğrenci eğitimlerine devam edemiyor. Somali’de ise son 10 yılın en büyük göç hareketi başladı. Alınan önlemlere rağmen Kenya’da da yiyecek fiyatlarında %240’a varan artışlar yaşandı ve enflasyon şimdiden %18’le son 30 yılın rekor seviyesine ulaşmış durumda.

Küresel Hava Tahmin Kuruluşu (Global Forecast System-GFS), bölgede kuraklığın kasım ayına kadar devam edeceği, Kenya’nın orta ve kuzey bölgeleriyle Uganda’nın kuzeydoğusunun da bu durumdan etkileneceği tahmininde bulunarak kuraklık nedeniyle 1 milyona yakın insanın ölebileceğini açıkladı.

 

Kuraklığın nedenleri

Doğu Afrika, 1925’ten 2011 yılına kadar kıtlık ve kuraklık nedeniyle 18 büyük felaket yaşadı. Bölgedeki kuraklığın sebebini yalnızca küresel ısınma ile açıklamak ise sorunu anlamak için yeterli olmaz; çünkü hem coğrafi konum itibarıyla üzerinde bulunduğu iklim koşulları hem de savaşlar, yaşanan kuraklıkların etkisini artırmakta.

Doğu Afrika’da yaşanan en kurak dönemler

Etiyopya: 1970-1971, 1975-1976, 1980-1981, 1984-1985, 1988-1989, 1993-1994, 2002-2003, 2007-2008 ve 2011

Somali: 1967-1968, 1974-1975, 1983-1984-1985, 1991-1992, 1997-1998, 2003-2004 ve 2011

Kuraklıktan kaynaklanan kıtlığın temel nedenleri arasında ekolojik faktörler, tarım ve doğal bitki örtüsüne zarar veren küçükbaş hayvanların yetiştirilmesi, siyasi istikrarsızlık, Afrika’nın en zayıf pazar ekonomisinin bu bölgede olması, göçebe ve yerleşik hayat yaşayanların iç savaşlar nedeniyle sık sık karşılaşmaları, sıcağa dayanıklı bitkilerin yetiştirilmemesi, bölgede sanayinin yeterince gelişmemiş olması gösterilebilir.

Bölgede yaşanan iç savaşlar kuraklığın etkisini daha da artırmakta. Örneğin 2000 yılında Eritre ve Etiyopya arasında sınır anlaşmazlığı nedeniyle çıkan çatışmalardan 10 milyon Etiyopyalı ve 1 milyon Eritreli etkilenmiş, yaşanan kıtlık nedeniyle 80 bin kişi hayatını kaybetmişti. Çatışmalardan kaçan göçebe kabileler kaçarken geleneksel su kaynaklarına zarar verdikleri için tarım üretiminde önemli bir düşüş yaşanmıştı.  

 

Etiyopya

Doğu Afrika ülkeleri arasında kuraklık açısından en şansız ülkenin Etiyopya olduğu söylenebilir. Ülkede 11 bölge kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Etiyopya’da ilk büyük kuraklık 1951’de yaşandı ve 5 milyon Etiyopyalı etkilendi. İkincisi 1984-1985’te, üçüncüsü 2006’da, dördüncüsü ise 2009’da meydana geldi. Diğer Doğu Afrika ülkelerinde kuraklıktan ülkenin yalnızca bir bölümü etkilenirken kuraklık Etiyopya’da daha geniş bölgelerde hissedilmekte. Son 60 yılda Etiyopya’da kuraklık nedeniyle 2 milyon kişi hayatını kaybetti.

Etiyopya Meteoroloji Kurumu bu yılki kuraklığın ocak ayına kadar süreceğini ve kuraklıktan etkilenecek kişi sayısının 3 milyondan 20 milyona kadar artabileceğini açıkladı. Amhara, Tigray ve Afar bölgeleri de bu yılki kuraklıktan etkilenecek yerler arasında sayılıyor. Bu bölgelerde yeterli su rezervinin bulunmaması buralarda yaşayan halk için büyük bir risk olarak görülüyor; çünkü kırsal kesimde yaşayanların önemli bir kısmı su ihtiyacını kuyulardan karşılıyor. Oramia bölgesinde bulunan 20 su kuyusunun kuruduğu, mevcut kuyulardaki suyun ise ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğu bildiriliyor.

Kenya

Kenya’da bugüne kadar yaşanan kuraklıklar genel olarak lokal seviyelerde gerçekleşir ve ekonomik ve sosyal açıdan ülkenin genelini etkilemezdi. Fakat bu yılki kuraklık dönemi şimdiden ulusal bir felakete dönüşmüş durumda. Ülkede temel gıda maddesi fiyatlarında %240’a varan artışlar söz konusu. Her ay %3 seviyelerinde artan enflasyon oranlarının yıl sonu itibarıyla %30’lara ulaşacağı tahmin ediliyor. Kuraklığın Kenya’da büyük bir ekonomik krize yol açmasından endişe ediliyor. Ülkenin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde mısır fiyatları %80 artarken canlı hayvan fiyatları da %30 oranında artmış durumda. UNICEF’in haziran raporuna göre kuraklık bölgesinde yetersiz beslenen çocukların oranı %31’den %53’e çıkmış bulunuyor.  

Somali

Başkent Mogadişu’da yaşayanlar başta olmak üzere Somali halkının %61’i kuraklıktan etkilenmiş durumda. İç savaş nedeniyle sivil toplum örgütleri bölgede çalışma yapmakta zorlanıyorlar. Dünya Gıda Programı (World Food Programme-WFP) Somali’de toplu ölümlerin başlamış olabileceğini bildiriyor.

Bölgede Şebab Hareketi’nin yardımların ulaştırılmasını engellediği yönündeki iddialara karşın geçen hafta bir Şebab yetkilisi yardım kuruluşlarının kendi denetimleri altındaki bölgelerde faaliyetlerini serbestçe sürdürebileceklerini açıkladı.

Somali’deki iç karışıklığın Batılı devletler tarafından dikkatle takip edilmesi, insani yardım hareketleri ile ülkenin politik süreci arasında bir denklem kurulabileceği düşüncesini akla getiriyor. Son bir haftadır Putland ve Somaliland’da sivil toplum örgütlerinin yoğunluğu dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda.

Kenya, Etiyopya ve Somali’de yaşanan kuraklığın insani bir felakete dönüşmemesi için yaklaşık 2 milyar dolarlık bir fona ihtiyaç var. BM ve uluslararası yardım fonları henüz yetersiz de olsa bu konuda çalışmalar yapmakta. Yalnız bu fonların önemli miktarının Etiyopya ve Kenya’ya ayrılması Somali için endişeleri artırmakta.

İHH kriz bölgesinde

İHH İnsani Yardım Vakfı Somali için dünyada ilk harekete geçen kurumlardın birisi. 53 Afrika ülkesinin 43’ünde çlışmalar yapan İHH, somali’de 15 yılı aşkın bir süredir faaliyet yürütmekte. Acil yardım, sosyal ve eğitim yardımları üzerine yoğunlaşan İHH yardımları özellikle kuraklığın arttığı son birkaç aylık dönemde hızlanmış durumda. On binlerce Somalilinin hayata tutulmasına destek olan 340 sukuyusunu tamamlayan İHH 46 kuyunun çalışmasını da halihazırda devam ettirmekte. Açılan kuyuların özellikle kuraklığın yaşandığı orta ve güney Somali’de olması ise İHH’nın bölge tecrübesinden kaynaklanıyor. İHH ayrıca son 20 yılını savaşlar içerisinde geçiren Somali için eğitim, enstitü ve meslek edindirme çalışmalarını devam ettirmekte. İHH Ramazan ayına son 60 yılın en büyük afetiyle birlikte giren Somali’de ve Kenya’daki Dadab mülteci kampında acil yardım çalışmalarını devam ettirmekte. 

Kuraklık, kıtlık ve iç savaş

Son 60 yılda kuraklık yaşanan ülkeler ve iç savaşın kuraklığa etkileri incelendiğinde ortaya çıkan tablo hayli dikkat çekici. Buna göre; Etiyopya’da 1973’te yaşanan kuraklık ve kıtlık döneminde İmparator Haile Selassie ile solcu gerillalar arasında iç savaş vardı. 1984’teki büyük kuraklıkta yine bağımsızlık isteyen Tigrayan Halk Kurtuluş Cephesi gerillaları ile iç savaş yaşanıyordu. 2008-2009 yılları arasında Etiyopya’nın Oramia ve Ogaden bölgelerinde halk hem iç savaşla hem de kuraklıkla mücadele ediyordu.

1992’de Somali’de diktatör Muhammed Barre’nin devrilmesi ile çıkan iç çatışmalara BM müdahale etti. Bu sırada ülkede büyük bir kuraklık yaşanıyordu. 2004-2005 yılları arasında Somali yönetimi ile İslam Mahkemeleri Birliği arasında yaşanan iç savaş sırasında halk bir yandan çatışmalardan kaçmaya çalışıyor bir yandan da kuraklıkla mücadele ediyordu. 2011 yılına gelindiğinde Somali’de halk yine kuraklıkla karşı karşıya ve ülkede geçici hükümet ile Şebab arasındaki iç savaş devam ediyor.

Benzer bir durum da 2007-2008 yıllarında Kenya’da yaşandı. İç çatışmalar nedeniyle meydana gelen göç hareketleri sırasında kurak geçen mevsim yüzünden zaten sıkıntı yaşanan ülkede su kuyuları ve tarım alanları tahrip edildi, ülkede ciddi bir kıtlık ve kuraklık baş gösterdi.

Hükümet krizleri ve iç savaşlar bir yandan kuraklığa karşı alınacak önlemleri zayıflatırken bir yandan da Batılı yardım kuruluşlarının güdümünde çok katmanlı hegemonyanın bölgede kalıcılığını sağlamakta ve doğal felaketlerin sebep olduğu ölümlerden ziyade insan orijinli felaketler yaşanmaktadır.

Sonuç ve tavsiyeler

Afrika Boynuzu’nda yaşanan kuraklık, öncelikle insani bir durumdur ve acil önlemler alınmasını gerektirmektedir. Etnik ve siyasi nedenlerden kaynaklanan sorunlar bölgeye insani yardım yapılmasının önüne geçmemelidir. Kuraklık sorununu yalnızca bölgesel çatışma ya da küresel ısınma kaynaklı olarak değerlendirmek sorunun çözümünü güçleştirecektir.

Sorun makro ve mikro seviyede uzun ve kısa vadeli çözümlerle aşılabilir. Özellikle kuraklık yaşayan Uganda, Cibuti, Kenya, Somali ve Etiyopya gibi ülkeler lokal çözümler yerine bütün bölgeyi kapsayan projelerde iş birliği içerisinde olmalıdır. Bunun için bir iş birliği forumu kurulabilir. Söz konusu ülkeler kuraklıkla mücadele etme imkânına teknolojik ve mali kaynaklar açısından sahip olmasalar bile kuraklık nedeniyle yaşanan insani felaketi önleyebilir veya olumsuz etkilerini azaltabilirler.

Ülke bütçelerindeki en büyük pay altyapı yatırımları yerine silahlanmaya ayrılıyor. Örneğin Etiyopya’da bütçenin %27’si silahlanmaya ayrılırken, Somali’de bu rakam %85’leri buluyor. Oysa yetersiz altyapı, kuraklığın olumsuz etkilerini daha da artırıyor. Somali’de yaşanan son çocuk ölümlerinin göç yollarında gerçekleştiği biliniyor. Mülteciler Somali’den Kenya sınırındaki kampa ya yürüyerek ya da hayvanları vasıtasıyla gidebiliyor. Bölgede kara ve demir yolu taşımacılığının gelişmemiş olması yaşanan insani felaketin boyutlarını artırıyor.

Sorunun kalıcı olarak çözümü için uzun vadeli kalkınma projelerinin uygulanması gerekiyor. Bölgede göçebe hayat yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan büyük bir topluluk var. Bunların doğal çevreye zarar vermeyen küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştirmeleri gerekiyor. Gönüllü bir şekilde yerleşim alanlarının açılması, halkın sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için bu bölgelerin kırsal bölgeden çıkarılması da sorunun çözümüne katkı sağlayacak adımların başında geliyor.

Doğu Afrika için bağış:

Son 60 yılın en büyük kuraklığının dindirilmesi için katkıda bulunmak isteyenler İHH İnsani Yardım Vakfı’na banka ya da online olarak (www.ihh.org.tr) bağışta bulunabilirler. Ayrıca tüm operatörlerden “Somali” yazılarak 3072’ye mesaj atıldığında 5 TL’lik bir katkı sağlamak mümkün. 

Online Bağış için Tıklayınız.

Banka Hesap Numaraları için Tıklayınız.

Nasıl katkıda bulunabilirim?

Yapacağınız bağışlarla faaliyetlerimizi destekleyebilir ya da gönüllümüz olarak bize katılabilirsiniz.


Video Galeri


Benzer faaliyetler




İHH İnsani Yardım Vakfı Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan ve izin almadan yardım toplayabilen bir vakıftır.